21 HAZİRAN, 23 EYLÜL, 21 ARALIK, 21 MART VE ÖZELLİKLERİ | Ekinok

 

Dünya’nın GüneÅŸ etrafında dönmesi ve eksen eÄŸikliÄŸine baÄŸlı olarak dört önemli gün ortaya çıkar. Bu günler aynı zamanda mevsimlerin baÅŸlangıcıdır.

 

21 Mart ve 23 Eylül tarihlerine ekinoks (gece - gündüz eÅŸitliÄŸi) tarihleri, 21 Aralık ve 21 Haziran tarihlerine de solstis (gündönümü) tarihleri denir.

 

 

21 HAZİRAN DURUMU:

 

a. Kuzey Yarım Küre

 

GüneÅŸ ışınları Yengeç Dönencesi’ne 90°lik açı ile düÅŸer.

 

Yaz mevsiminin başlangıcıdır.

 

En uzun gündüz, en kısa gece yaÅŸanır.

 

Yengeç Dönencesi’nden kuzeye gidildikçe gündüz süresi uzar, gece süresi kısalır.

 

Bu tarihten itibaren gündüzler kısalmaya, geceler uzamaya baÅŸlar. Fakat 23 Eylül tarihine kadar gündüzler gecelerden uzundur.

 

Aydınlanma çemberi Kuzey Kutup Dairesi’ne teÄŸet geçer.

 

Yengeç Dönencesi’nin kuzeyi, güneÅŸ ışınlarını yıl içerisinde alabileceÄŸi en dik açı ile alır. Bu tarihten itibaren güneÅŸ ışınlarının gelme açıları küçülmeye baÅŸlar.

 

Yengeç Dönencesi’nin kuzeyinde en kısa gölge yaÅŸanır. Bu tarihten itibaren gölge boyları uzamaya baÅŸlar.

 

b. Güney Yarım Küre

 

GüneÅŸ ışınları OÄŸlak Dönencesi’ne 43°06' lık açı ile düÅŸer.

 

Kış mevsiminin başlangıcıdır.

 

En uzun gece, en kısa gündüz yaÅŸanır.

 

OÄŸlak Dönencesi’nden güneye gidildikçe gece süresi uzar, gündüz süresi kısalır.

 

Bu tarihten itibaren geceler kısalmaya, gündüzler uzamaya baÅŸlar. Fakat 23 Eylül tarihine kadar geceler gündüzlerden uzundur.

 

Aydınlanma çemberi Güney Kutup Dairesi’ne teÄŸet geçer.

 

OÄŸlak Dönencesi’nin güneyi güneÅŸ ışınlarını yıl içerisinde alabileceÄŸi en dar açı ile alır. Bu tarihten itibaren güneÅŸ ışınlarının gelme açıları büyümeye baÅŸlar.

 

OÄŸlak Dönencesi’nin güneyinde en uzun gölge yaÅŸanır. Bu tarihten itibaren gölge boyları   kısalır.

 

 

23 EYLÜL DURUMU

 

Kuzey ve Güney Yarım Küre

 

GüneÅŸ ışınları öÄŸle vakti Ekvator’a 90°lik açı ile düÅŸer.

 

Gölge boyu Ekvator’da sıfırdır.

 

GüneÅŸ ışınları bu tarihten itibaren Güney Yarım Küre’ye dik düÅŸmeye baÅŸlar.

 

Bu tarihten itibaren Kuzey Yarım Küre’de geceler, gündüzlerden uzun olmaya baÅŸlar. Güney Yarım Küre’de ise tam tersi olur.

 

Bu tarih Kuzey Yarım Küre’de Sonbahar, Güney Yarım Küre’de İlkbahar baÅŸlangıcıdır.

 

Aydınlanma çemberi kutup noktalarına teÄŸet geçer. Bu tarihte GüneÅŸ her iki kutup noktasında da görülür.

 

Dünya’da gece ve gündüz birbirine eÅŸit olur.

 

Bu tarih Kuzey Kutup Noktası’nda 6 aylık gecenin, Güney Kutup Noktası’nda ise 6 aylık gündüzün baÅŸlangıcıdır.

 

 

21 ARALIK DURUMU

 

a. Kuzey Yarım Küre

 

GüneÅŸ ışınları Yengeç Dönencesi’ne 43°06' lık açı ile gelir.

 

Kış mevsiminin başlangıcıdır.

 

En uzun gece, en kısa gündüz yaÅŸanır.

 

Yengeç Dönencesi’nden kuzeye gidildikçe gece süresi uzar, gündüz süresi kısalır.

 

Bu tarihten itibaren geceler kısalmaya, gündüzler uzamaya baÅŸlar. Fakat 21 Mart tarihine kadar, geceler gündüzlerden uzundur.

 

Aydınlanma çemberi Kuzey Kutup Dairesi’ne teÄŸet geçer.

 

Yengeç Dönencesi’nin kuzeyi güneÅŸ ışınlarını yıl içerisinde alabileceÄŸi en dar açı ile alır. Bu tarihten itibaren güneÅŸ ışınlarının gelme açıları büyümeye baÅŸlar.

 

Yengeç Dönencesi’nin kuzeyinde en uzun gölge yaÅŸanır. Bu tarihten itibaren gölge boyları kısalmaya baÅŸlar.

 

b. Güney Yarım Küre

 

GüneÅŸ ışınları OÄŸlak Dönencesi’ne 90° lik açı ile gelir.

 

Yaz mevsiminin başlangıcıdır.

 

En uzun gündüz, en kısa gece yaÅŸanır.

 

OÄŸlak Dönencesi’nden güneye gidildikçe gündüz süresi uzar, gece süresi kısalır.

 

Bu tarihten itibaren gündüzler kısalmaya geceler uzamaya baÅŸlar. Ancak 21 Mart tarihine kadar, gündüzler gecelerden uzundur.

 

Aydınlanma çemberi Güney Kutup Dairesi’ne teÄŸet geçer.

 

OÄŸlak Dönencesi’nin güneyi güneÅŸ ışınlarını yıl içerisinde alabileceÄŸi en dik açı ile alır. Bu tarihten itibaren güneÅŸ ışınlarının gelme açıları küçülmeye baÅŸlar.

 

OÄŸlak Dönencesi’nin güneyinde en kısa gölge yaÅŸanır. Bu tarihten itibaren gölge boyları uzamaya baÅŸlar.

 

 

21 MART DURUMU

 

Kuzey ve Güney Yarım Küre

 

GüneÅŸ ışınları öÄŸle vakti Ekvator’a 90° lik açı ile düÅŸer.

 

Gölge boyu Ekvator’da sıfırdır.

 

GüneÅŸ ışınları bu tarihten itibaren Kuzey Yarım Küre’ye dik düÅŸmeye baÅŸlar.

 

Bu tarihten itibaren Güney Yarım Küre’de geceler, gündüzlerden uzun olmaya baÅŸlar. Kuzey Yarım Küre’de ise tam tersi olur.

 

Bu tarih Güney Yarım Küre’de Sonbahar, Kuzey Yarım Küre’de İlkbahar baÅŸlangıcıdır.

 

Aydınlanma çemberi kutup noktalarına teÄŸet geçer. Bu tarihte GüneÅŸ her iki kutup noktasında da görülür.

 

Dünya’da gece ve gündüz süreleri birbirine eÅŸit olur.

 

Bu tarih Güney Kutup Noktası’nda 6 aylık gecenin, Kuzey Kutup Noktası’nda ise 6 aylık gündüzün baÅŸlangıcıdır.

RÜZGÂRLAR, RÜZGARLARIN HIZINI VE YÖNÜNÜ ETKİLEYEN FAKTÖRLER, RÜZ


Yüksek basınç (antisiklon) alanlarından alçak basınç (siklon) alanlarına doÄŸru olan yatay hava akımlarına rüzgâr denir. Rüzgârın yönü, coÄŸrafi yönlerle ifade edilir. Rüzgâr hızı anemometre adı verilen aletle ölçülür.

 

RÜZGÂRIN HIZINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

 

a. Basınç farkı: Rüzgârın hızı basınç farkıyla doÄŸru orantılıdır.

 

Basınç farkı çok ise rüzgâr hızlı, basınç farkı az ise rüzgâr yavaÅŸ eser. iki bölge arasındaki basınç farkının sona ermesi ile rüzgâr etkinliÄŸi kaybeder.

 

b. Basınç merkezleri arasındaki uzaklık: Aynı basınç farklarına sahip, birbirinden farklı uzaklıktaki noktalar arasında rüzgârların hızı farklıdır. Birbirine yakın olan noktalar arasında, izobar yüzeylerinin eÄŸimi fazladır ve rüzgâr hızlı eser. Birbirine uzak olan noktalar arasında ise, izobar yüzeylerinin eÄŸimi azdır ve rüzgâr yavaÅŸ eser.

 

c. Dünya’nın Dönmesi: Dünya’nın dönüÅŸüne baÄŸlı olarak rüzgârlar, düz çizgiler yerine saparak hareket ederler. Bu sapmalar ise onlara hız kaybettirir.

 

d. Sürtünme: Engebeli arazilerde rüzgârlar çok fazla engellerle karşılaÅŸtığı için hızları azalır. Bundan dolayı, rüzgârların hızı, sürtünmenin azaldığı düz ve açık alanlarda fazladır.

 

 

RÜZGÂRIN YÖNÜNÜ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

 

a. Basınç merkezlerinin konumu: Rüzgârın yönünü belirleyen, öncelikle basınç merkezlerinin konumudur. Basınç merkezleri yer deÄŸiÅŸtirdikçe rüzgârın yönü de deÄŸiÅŸir.

 

b. Yeryüzü ÅŸekilleri: Rüzgârlar basınç merkezleri arasında hareket ederken, yeryüzü ÅŸekillerine çarparak yön deÄŸiÅŸtirirler.

 

Bir bölgede rüzgârın yıl içerisinde en fazla estiÄŸi yöne hakim rüzgâr yönü denir. Hakim rüzgâr yönü yerÅŸekillerine göre ortaya çıkar.

 

c. Dünya’nın Dönmesi: Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönmesi sonucunda, rüzgârlar basınç merkezleri arasındaki en kısa yolu izleyemezler. Rüzgârlar, Kuzey Yarım Küre’de hareket yönünün sağına, Güney Yarım Küre’de ise hareket yönünün soluna saparlar.

 

Yüksek basınç alanlarında rüzgârlar, merkezden çevreye doÄŸru hareket ederler.

 

Alçak basınç alanlarında ise rüzgârlar, çevreden merkeze doÄŸru hareket ederler.

 

 

RÜZGÂR ÇEŞİTLERİ

 

1. Sürekli (Yıllık) Rüzgârlar

 

Dünya üzerindeki, sürekli alçak ve yüksek basınç alanları arasında esen rüzgârlardır.

 

a. Alize Rüzgârları: 30° Kuzey ve 30° Güney enlemlerindeki dinamik yüksek basınç alanlarından, Ekvator’daki termik alçak basınç alanına doÄŸru esen rüzgârlardır.

 

Özellikleri

 

BaÅŸlangıçta sıcak ve kurudurlar. Ancak, denizler üzerinden geçerken nem kazanırlar.

Tropikal kuÅŸaktaki karaların doÄŸu kıyılarına bol yağış bırakırlar. Bu nedenle DoÄŸu rüzgârları da denir.

Sürekli olmaları ve yönlerinin belli olması nedeniyle, yelkenli gemiler döneminde bu rüzgârlardan faydanılmıştır. Bu nedenle bu rüzgârlara ticaret rüzgârları (trade winds) da denilmiÅŸtir.

Ekvatoral bölgede karşılaÅŸan Alizeler, 3 - 4 km kadar yükselerek kutuplara doÄŸru hareket ederler. Bunlara da ters alize (üst alize) adı verilir. Ters alizeler, dönenceler üzerinde alçalarak tropikal çöllerin oluÅŸmasına neden olurlar.

Sıcak okyanus akıntılarının oluşumuna neden olurlar.

 

b. Batı Rüzgârları: 30° enlemlerindeki dinamik yüksek basınç alanlarından, 60° enlemlerindeki dinamik alçak basınç alanlarına doÄŸru esen rüzgârlardır.

 

Özellikleri

 

BaÅŸlangıçta sıcak ve kurudurlar. Ancak, denizler üzerinden geçerken nem kazanırlar.

Orta kuşaktaki karaların batı kıyılarına bol yağış bırakırlar.

60° enlemleri civarında Kutup rüzgârları ile karşılaÅŸarak cephe yağışlarına yol açarlar.

 

c. Kutup Rüzgârları: Kutuplardaki termik yüksek basınçlardan, 60° enlemlerindeki dinamik alçak basınç alanlarına doÄŸru esen rüzgârlardır.

 

Özellikleri

 

SoÄŸuk ve kuru oldukları için, etkili oldukları alanlarda sıcaklığı azaltarak kar yağışlarına neden olurlar.

60° enlemleri civarında Batı rüzgârları ile karşılaÅŸarak cephe yağışlarına yol açarlar.

Soğuk okyanus akıntılarının oluşumuna neden olurlar.

 

 

 

2. Devirli (Mevsimlik) Rüzgârlar

 

Kıtalar ve okyanuslar arasındaki ısınma ve sıcaklık farkları sonucu meydana gelen rüzgârlardır. Mevsimlik rüzgârların en tanınmış olanı musonlardır.

 

a. Yaz Musonu: Yaz mevsiminde karalar denizlere göre daha fazla ısınır. Bu nedenle buralarda alçak basınç alanları oluÅŸur.

 

Aynı mevsimde deniz ve okyanuslar daha serin oldukları için, yüksek basınç alanı durumundadırlar. Bunun sonucunda, deniz ve okyanuslardan kara içlerine doÄŸru büyük bir hava akımı olur. Bu rüzgârlara yaz musonu denir.

 

Yaz musonları deniz ve okyanuslardan kaynaklandıkları için bol nem taşırlar. Bundan dolayı etkili oldukları yerlere bol yağış bırakırlar.

 

GörüldüÄŸü yerler

 

Ön ve Güney Asya ile Hint Okyanusu arasında

DoÄŸu Asya ile Büyük Okyanus’a baÄŸlı denizler arasında

Kuzey Amerika ile Meksika Körfezi arasında

Batı Afrika ile Gine Körfezi arasında

Doğu Afrika ile Hint Okyanusu arasında

 

b. Kış Musonu: Kış mevsiminde karalar, denizlere oranla daha fazla soÄŸuyarak yüksek basınç alanı oluÅŸtururlar. Aynı mevsimde denizler ve okyanuslar üzerinde alçak basınç alanı vardır. Bunun sonucunda, karaların iç kesimlerinden deniz ve okyanuslara doÄŸru büyük bir hava akımı olur. Bu rüzgârlara kış musonu denir.

 

Kış musonları kara kaynaklı oldukları için soÄŸuk ve kurudurlar. Bu nedenle baÅŸlangıçta yağış getirmezler. Ancak, denizler üzerinden geçtikten sonra bir karaya varırlarsa yamaç yağışlarına yol açarlar.

 

Kış musonları ile yağış alan yerler

 

Avustralya’nın kuzeyi

Endonezya Adaları’nın kuzeyi ve batısı

Japon Adaları’nın batısı

Afrika’nın doÄŸusu

Hindistan’ın doÄŸusunda DoÄŸu Gat DaÄŸları

 

 

 

3. Yerel Rüzgârlar

 

Bir bölgede, kısa süre içerisinde esen rüzgârlara yerel rüzgârlar denir.

 

a. Meltem Rüzgârları: Gün boyunca oluÅŸan sıcaklık ve basınç farkları sonucu meydana gelirler.

 

• Deniz ve Kara Meltemleri

 

Gündüz, karalar daha çok ısınacağı için alçak basınç alanı, denizler ise yüksek basınç alanıdır.

 

Bunun sonucunda denizden karaya doÄŸru rüzgâr eser. Bu rüzgâra deniz meltemi denir.

 

Gece ise, karalar daha fazla soÄŸuyarak yüksek basınç alanı durumuna geçerler. Denizler daha sıcaktır ve basınç azdır. Bunun sonucunda da, karadan denize doÄŸru rüzgâr eser. Bu rüzgâra kara meltemi denir.

 

• Vadi ve DaÄŸ Meltemleri

 

Gündüz, daÄŸ dorukları vadilerden daha erken ısınır ve alçak basınç oluÅŸur. Vadiler ise, daha serindir ve yüksek basınç alanıdır. Bunun sonucunda, vadi tabanlarından daÄŸ yamacına ve doruklarına doÄŸru rüzgâr eser. Bu rüzgâra vadi meltemi denir.

 

Geceleri ise, daÄŸ yamaçlarında ve yüksek plâtolarda hızla soÄŸuyan hava yüksek basınç alanı oluÅŸturur. Alçak ovalar ve vadiler ise, nem oranının daha fazla olması nedeniyle sıcaktır ve alçak basınçlar görülür. Bunun sonucunda da, daÄŸ yamaçlarından alçak ova ve vadilere doÄŸru rüzgâr eser. Bu rüzgâra daÄŸ meltemi denir.

 

b. Sıcak Yerel Rüzgârlar

 

• Föhn (Fön)

 

Hava kütleleri daÄŸ zirvesine doÄŸru çıkarken, sıcaklığı yaklaşık her 100 m. de 0,5 °C azalır. Belli bir yükseltiden sonra bünyesindeki nemi yağış olarak bırakır. Dağın arka yamacına geçtiÄŸinde kuru özelliktedir ve yamaca sürtünerek alçalır. Sürtünmenin etkisiyle sıcaklığı her 100 m. de 1°C artar. DaÄŸ zirvelerinden aÅŸağıya doÄŸru sıcak ve kuru olarak esen bu rüzgârlara föhn rüzgârı denir.

 

Föhn rüzgârı, İsviçre’de Alpler’in kuzey yamaçlarında görüldüÄŸünden bu ismi almıştır. Föhn rüzgârı Türkiye’de, Toroslar ve Kuzey Anadolu DaÄŸları’nın denize bakan yamaçlarında kışın ve ilkbaharda görülür.

 

• Sirokko

 

Kuzey Afrika’da, Büyük Sahra Çölü’nden sıcak ve kuru olarak Akdeniz’e doÄŸru esen rüzgârdır. Fas, Tunus ve Cezayir’de etkisi belirgindir. Akdeniz’i geçerken nem kazanır. İspanya, Fransa ve İtalya’nın güney kıyılarına yağış bırakır.

 

• Hamsin

 

Sudan’dan gelen ve Mısır’dan Akdeniz’e doÄŸru esen rüzgârdır. Sıcak, kuru ve boÄŸucu bir rüzgârdır.

 

c. SoÄŸuk Yerel Rüzgârlar

 

• Bora

 

Dalmaçya kıyılarında, Dinar Alpleri’nden Adriya Denizi’ne doÄŸru esen soÄŸuk ve kuru rüzgârdır. Hızı fazladır.

 

• Mistral

 

Fransa’nın Rhone vadisini izleyerek Akdeniz’e doÄŸru esen soÄŸuk ve kuru rüzgârdır.

 

• Krivetz (Kriviç)

 

Romanya’da, AÅŸağı Tuna Ovası’na doÄŸru esen soÄŸuk ve kuru rüzgârdır. BükreÅŸ’te krivetz etkili olduÄŸunda sıcaklık 10 - 15°C düÅŸer.

 

d. Tropikal Rüzgârlar

 

Sıcak kuÅŸakta, ani basınç farklarından kaynaklanan ve hızları saatte 100 - 150 km.ye kadar çıkabilen rüzgârlardır. Daha çok okyanuslar üzerinde oluÅŸurlar. Belirli yollar izleyerek karaların üzerine de sokulurlar. Sarmal hava hareketleri halinde olduklarından, genellikle hortumlara sebep olurlar. Çevrelerine büyük zarar verirler. Tropikal rüzgârlara, Asya denizlerinde ve Avustralya’nın Büyük Okyanus kıyılarında Tayfun (Çince “Büyük rüzgar” demektir), Meksika Körfezi kıyılarında Hurrican (Hariken), Afrika’nın bazı kesimlerinde ve Latin Amerika kıyılarında da Tornado (Hortum) adı verilir.   

BASINÇ, BASINCI ETKİLEYEN FAKTÖRLER, BASINÇ ALANLARI, BASINÇ ÇEŞ


 

BASINÇ

 

Atmosferi oluÅŸturan gazların yeryüzüne yaptığı etkiye basınç denir. Basınç barometre ile ölçülür. Basıncın deÄŸeri milibar (mb) denilen birimle belirtilir. Aynı basınca sahip olan noktaların birleÅŸtirilmesiyle oluÅŸturulan iç içe kapalı eÄŸrilere ise izobar adı verilmektedir.

 

Atmosferin yeryüzüne yaptığı basınç her yerde aynı deÄŸildir.

 

 

ATMOSFER BASINCINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER ÅžUNLARDIR:

 

1. Yerçekimi

 

Yerçekiminin etkisiyle gazlar Dünya’yı çepeçevre kuÅŸatmıştır. Yükseklere doÄŸru çıkıldıkça Ve alçak enlemlere doÄŸru geldikçe yerçekimi azalır. Buna baÄŸlı olarak basınç da azalır.

 

Yerçekimi ile basınç arasında doÄŸru orantı vardır. Yerçekimi arttıkça basınç artar, yerçekimi azaldıkça basınç azalır.

 

2. Yükselti

 

Yükseldikçe basınç azalır. Bunun nedeni, yükseklere doÄŸru çıkıldıkça Atmosfer’i oluÅŸturan gazların yoÄŸunluklarının yerçekimi etkisiyle azalmasıdır. Basınç ile yükselti arasında ters orantı vardır.

 

3. Termik Etkenler (Sıcaklık)

 

Sıcaklığın artmasıyla hava geniÅŸler, hafifler ve yükselir. Yükselen havanın yere yaptığı basıncın azalmasıyla, alçak basınç alanları doÄŸar.

 

Sıcaklığın azalmasıyla soÄŸuyan havanın hacmi daralır, ağırlaşır ve alçalır. Alçalan havanın yere yaptığı basıncın artmasıyla yüksek basınç alanları doÄŸar.

 

Bu ÅŸekilde, ısınma ve soÄŸumaya baÄŸlı olarak oluÅŸan basınç merkezlerine termik basınç merkezleri denir. ÖrneÄŸin, Ekvator çevresi sürekli sıcak olduÄŸundan, burada termik alçak basınçlar oluÅŸmuÅŸtur. Kutuplar civarı ise, sürekli soÄŸuk olduÄŸundan burada da termik yüksek basınçlar oluÅŸmuÅŸtur. Sıcaklık ile basınç arasında ters orantı vardır.

 

4. Dinamik Etkenler

 

Hava kütlelerinin alçalarak yığılması veya yükselerek seyrekleÅŸmesi sonucunda ortaya çıkar.

ÖrneÄŸin, troposferin üst kısımlarında, Ekvator’dan kutuplara doÄŸru esen Ters (üst) Alize rüzgârları Dünya’nın dönme hareketinin etkisiyle 30° enlemleri civarında alçalarak yüksek basınç alanlarını oluÅŸtururlar.

 

Bununla birlikte, Batı ve Kutup rüzgârları da 60° enlemleri civarında karşılaşınca yükselirler ve burada alçak basınç alanlarını oluÅŸtururlar.

 

iÅŸte, bu ÅŸekildeki hava hareketlerine baÄŸlı olarak oluÅŸan basınç merkezlerine de dinamik basınç merkezleri denir.

 

5-YoÄŸunluk:

 

Atmosferdeki su buharı ve gazların oranına atmosfer yoğunluğu denir.

 

YoÄŸunluk arttıkça basınç da artar.

                                  

 

ATMOSFER BASINCI, YERE YAPTIÄžI BASINÇ DERECESİNE GÖRE ÜÇE AYRILIR.

 

Normal Basınç: 45° enlemlerinde, deniz seviyesinde, 0°C sıcaklıkta, 760 mm yüksekliÄŸindeki cıvanın yaptığı basınca eÅŸit olan atmosfer basıncına normal basınç denir. Bu basınç 1013 milibardır.

 

Yüksek Basınç (Antisiklon): 1013 milibardan daha yüksek olan basınçlara yüksek basınç denir. Yüksek basıncın görüldüÄŸü yerlerde alçalıcı hava hareketleri vardır.

 

Alçak Basınç (Siklon): 1013 milibardan daha az olan basınçlara alçak basınç denir. Alçak basıncın görüldüÄŸü yerlerde yükselici hava hareketleri vardır.

 

 

YERYÜZÜNDEKİ SÜREKLİ BASINÇ ALANLARI

 

1. Termik Kökenli Basınç Alanları

 

Ekvatoral Alçak Basınç Alanı (Tropikal Siklon) Ekvatoral bölge üzerinde bütün Dünya’yı kuÅŸatan sürekli bir alçak basınç alanı uzanır. Bunun nedeni buraların devamlı ısınmasıdır. Bu basınç kuÅŸağı kışın güneye, yazın da kuzeye doÄŸru geniÅŸler.

Kutuplar Yüksek Basınç Alanı (Polar Antisiklon) Kutuplar yıl boyunca soÄŸuk olduklarından, buralarda sürekli bir yüksek basınç alanı oluÅŸmuÅŸtur. Bu basınç alanı kışın geniÅŸler, yazın da daralır.

 

2. Dinamik Kökenli Basınç Alanları

 

Ekvator Üstü Yüksek Basınç Alanı (Subtropikal Antisiklon) Ekvatoral bölgede, ısınarak yükselen hava kütleleri üst alizeler halinde kutuplara doÄŸru eserken, gerek Dünya’nın ekseni etrafında dönmesinden, gerekseyerçekimi ve soÄŸumadan dolayı 30° enlemleri civarında alçalır. Sonuçta, bu enlemlerde yüksek basınç alanı oluÅŸur.  

Kutup Altı Alçak Basınç Alanı (Subpolar Siklon) Batı ve Kutup rüzgârları, 60° enlemleri civarında karşılaÅŸtıktan sonra yükselirler. Sonuçta bu enlemlerde alçak basınç alanı oluÅŸur.

 

 

BASINÇ ÇEŞİTLERİ

 

A)    Yüksek Basınçlar

 

Yüksek basınç alanlarında;

 

Alçalıcı hava hareketi vardır. Alçalan hava ısınarak havanın nem açığını artırır. Bu sebeple yağış oluÅŸmaz. Hava hareketi merkezden çevreye doÄŸrudur. Hava genellikle açıktır. Yüksek basıncın etkili olduÄŸu kış gecelerinde  yerin ısı kaybı fazladır.Bu sebeple böyle olan kış gecelerinde ayaz olur. Termik Y.B alanı soÄŸuk, Dinamik Y.B alanı sıcaktır.

 

 

1. Sibirya Termik Y.B: 60° enlemlerinde oluÅŸmuÅŸtur. Türkiye’de kışın etkilidir. Etkili olduÄŸu dönemlerde kışlar çok soÄŸuk ve kar yağışlı geçer. Türkiye’ye KuzeydoÄŸudan sokulur.

 

 

 

2.  Asor Dinamik Y.B: 30° enlemlerinden kaynağını alır. Türkiye’de bütün yıl etkilidir. En fazla yazın etkilidir. Etkili olduÄŸu yaz mevsiminin kurak olmasının baÅŸlıca sebebidir (Alçalıcı hava hareketinden dolayı). Bu basıncın etkisiyle Ege Kıyıları boyunca kuzeyden esen Etezyen rüzgarı oluÅŸur. Yurdumuza kuzeybatıdan sokulur.

 

 

B)    Alçak Basınçlar

 

Alçak basınç alanlarında;

 

Yükselici hava hareketi vardır. Yükselen hava soÄŸur ve yağış bırakır. Hava hareketi çevreden merkeze doÄŸrudur. Hava genellikle kapalıdır. Bu sebeple kışın böyle gecelerde yerin ısı kaybı azdır. Hava ılık olur. Termik A.B alanı sıcak, Dinamik A.B alanı soÄŸuktur.

 

1. İzlanda Dinamik A.B: 60° enleminde kaynağını alır. Türkiye’de kışın etkilidir. Etkili olduÄŸu dönemde kışlar ılık ve yağışlı geçer. Kuzeybatıdan sokulur.

 

2. Basra Termik A.B: (30° Kuzey) Türkiye’de yazın ekilidir. Yurdumuza Güney DoÄŸu Anadolu Bölgesi’nden itibaren sokulur ve sıcaklığı artırır

SICAKLIK, SICAKLIÄžI ETKİLEYEN ETMENLER, DÜNYA’DA SICAKLIÄžI

 

SICAKLIK

 

Yeryüzündeki sıcaklığın kaynağı GüneÅŸ’tir. Yeryüzünün GüneÅŸ’ten aldığı ısı miktarına sıcaklık denir. Termometre ile ölçülür. Sıcaklığın birimi santigrat derece (°C) dir.

 

GüneÅŸ ışınları vasıtasıyla gelen ısı enerjisi, atmosferi geçerek yeryüzüne ulaşır ve yeryüzünü ısıtır. Ancak, GüneÅŸ’ten gelen enerjinin tümü yeryüzüne kadar ulaÅŸamaz. Bir kısmı atmosferde alıkonur, bir kısmı atmosferin yüzeyinden geri yansır.

 

Atmosfere gelen enerji % 100 kabul edilirse;

 

Enerjinin % 25'i bulutların ve atmosferin etkisi ile uzaya doğru yansır.

% 25'i atmosferde dağılarak gölge yerlerin aydınlatılmasını ve gök yüzünün mavi görünmesini saÄŸlar.

% 15'i atmosfer tarafından emilerek atmosferin ısınmasını sağlar.

% 35'i yeryüzüne ulaşır. Bu enerjinin % 27'si yeri ısıtır. % 8'i ise yeryüzüne çarptıktan sonra tekrar uzaya yansır.

    

 

SICAKLIK DAÄžILIÅžINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER (SICAKLIK ETMENLERİ)

 

1. GüneÅŸ ışınlarının yeryüzüne düÅŸme açısı

 

Yeryüzünde sıcaklık dağılışını etkileyen en önemli faktördür. GüneÅŸ ışınları bir yere ne kadar dik düÅŸerse, orası o kadar fazla ısınır. DüÅŸme açısı küçüldükçe ısınma azalır. DüÅŸme açısını belirleyen etkenler ÅŸunlardır:

 

a. Dünya’nın ÅŸekli ve enlem: Dünya’nın ÅŸekline baÄŸlı olarak, Ekvator’dan kutuplara doÄŸru gidildikçe güneÅŸ ışınlarının yere düÅŸme açıları küçülür. Bunun sonucunda da Ekvator’dan kutuplara gidildikçe sıcaklık azalır.

 

b. YaÅŸanan Mevsim: Dünya’nın eksen eÄŸikliÄŸi ve yıllık hareketine baÄŸlı olarak güneÅŸ ışınlarının düÅŸme açısı yıl boyunca deÄŸiÅŸir.

 

Buna göre, Kuzey Yarım Küre, yaz mevsiminde güneÅŸ ışınlarını daha dik, kışın daha eÄŸik alır.

 

c. Günün Saati: Dünya’nın günlük hareketine baÄŸlı olarak, güneÅŸ ışınlarının bir noktaya geliÅŸ açısı gün boyunca deÄŸiÅŸme gösterir. GüneÅŸ ışınları sabah ve akÅŸam eÄŸik açıyla, öÄŸle vakti ise gelebileceÄŸi en dik açı ile gelir.

 

d. Bakı ve eÄŸim: GüneÅŸ ışınlarının düÅŸme açısı, yerÅŸekillerinin GüneÅŸ’e bakma durumuna göre (Bakıya göre) ve yerÅŸekillerinin eÄŸimine göre deÄŸiÅŸir.

 

 

2. GüneÅŸ ışınlarının atmosferde kat ettiÄŸi yol

 

GüneÅŸ ışınlarının atmosferde aldığı yol uzadıkça enerji kaybı o oranda artar. Dik açı ile gelen ışınlar daha kısa bir yoldan yeryüzüne ulaşır ve daha az kayba uÄŸrar. (Ekvator çevresi gibi)

 

Dar açı ile gelen ışınlar ise, daha uzun bir yoldan yeryüzüne ulaşır ve daha fazla kayba uÄŸrar. (Kutup çevreleri gibi)

 

 

3. GüneÅŸlenme Süresi

 

GüneÅŸlenme süresi arttıkça sıcaklık artar. Yaz aylarında güneÅŸlenme süresi fazla olduÄŸundan sıcaklık deÄŸerleri yüksektir. Yine gün içinde en yüksek sıcaklıkların tam öÄŸle vakti deÄŸil, öÄŸleden birkaç saat sonra olması güneÅŸlenme süresi ile ilgilidir. Geceleri ise, GüneÅŸ’ten enerji alınmadığı için soÄŸuma görülür. Bu nedenle günün en soÄŸuk anı, sabah GüneÅŸ doÄŸmadan önceki andır.

 

 

4. Yükselti

 

Troposfer katında, yerden yükseldikçe sıcaklık deÄŸerleri her 100 m. de 0,5 °C azalırken, alçaldıkça her 100 m. de 0,5°C artar.

 

 

5. Kara ve Denizlerin Dağılışı

 

Aynı miktarda güneÅŸ enerjisi alan karalar ve denizler aynı derecede ısınmazlar. Karalar denizlere oranla daha fazla ve çabuk ısınırken, denizler daha az ve geç ısınırlar. Yine karalar denizlere oranla daha fazla ve çabuk soÄŸurken, denizler daha az ve geç soÄŸurlar.

 

Denizler karalara oranla geç ısınıp geç soÄŸuduÄŸu için, karasal iklimlerde en sıcak ay Temmuz, en soÄŸuk ay Ocak iken, denizel iklimlerde en sıcak ay AÄŸustos, en soÄŸuk ay Åžubattır.

 

 

6. Nem Miktarı

 

Nem, bir yerin fazla ısınması ve soÄŸumasını önler. Sıcaklık farkını azaltır. GüneÅŸ ışınlarının dik ve dike yakın geldiÄŸi Ekvator çevresi Dünya’nın en sıcak yerleri olması gerekirken, nemin fazlalığından dolayı olmamıştır. Dünya’nın en sıcak yerleri ise Dönenceler civarı (Tropikal çöller) olmuÅŸtur.

 

Kış mevsiminde, havanın bulutlu olduÄŸu günlerde, ısı kaybı azaldığından sıcaklık deÄŸerleri yüksektir. Havanın bulutsuz olduÄŸu günlerde ise, ısı kaybı daha fazla olduÄŸundan sıcaklık deÄŸerleri düÅŸüktür. Kuru ve ayaz bir hava yaÅŸanır.

 

Nemin fazla olduÄŸu deniz yüzeylerinde, vadilerde ve alçak ovalarda nemin fazlalığından dolayı sıcaklık kaybı az iken, daÄŸ zirvelerinde nemin azlığından dolayı sıcaklık kaybı fazladır.

 

 

7. Okyanus Akıntıları

 

Okyanus akıntıları, hem denizler hem de karalar üzerinde havanın sıcaklığını etkilerler. Bu akıntılar sıcaklığın Ekvator’dan kutuplara doÄŸru düzenli olarak azalmasını engeller.

 

Ekvator yönünden gelen Gulf - Stream, Brezilya, KuroÅŸivo ve Alaska gibi akıntılar sıcaklığı yükseltir. Buna karşılık, kutup yönünden gelen Labrador, Kanarya, OyaÅŸivo, Benguela ve Kaliforniya gibi akıntılar sıcaklığı düÅŸürür.

 

 

8. Rüzgârlar

 

Kuzey Yarım Küre’de güneyden, Güney Yarım Küre’de de kuzeyden esen rüzgârlar, Ekvator yönünden geldikleri için sıcaklığı artırır. Kutup yönünden gelen rüzgârlar ise, sıcaklığı düÅŸürürler. Bu durum enlem - sıcaklık iliÅŸkisine örnektir.

 

Denizden karaya doÄŸru esen rüzgârlar kışın ılıtıcı, yazın ise serinletici etki yapar.

 

Karadan denize doÄŸru esen rüzgârlar ise, kışın sıcaklığı düÅŸürücü, yazın ise sıcaklığı yükseltici etki yapar.

 

 

9. Bitki Örtüsü

 

Bitki örtüsü, güneÅŸ ışınlarının bir kısmını emerek gündüz yerin fazla ısınmasını önler. Gece ise, yerden ışıyan sıcaklığın bir bölümünü tutarak fazla soÄŸumayı engeller. Bunun sonucunda, bitki örtüsünün gür olduÄŸu alanlar ile seyrek olduÄŸu alanlar arasında, sıcaklığın dağılışı açısından önemli farklar ortaya çıkar.

 

 

 

SICAKLIÄžIN YERYÜZÜNDEKİ DAÄžILIÅžI

 

Sıcaklığın yeryüzüne dağılışı izoterm adı verilen eÅŸ sıcaklık eÄŸrileri ile gösterilir. Sıcaklık haritalarına ise izoterm haritaları denir. izoterm haritaları günlük, aylık ve yıllık olabilir. Bu haritaların bir kısmı gerçek sıcaklıkları gösterir. Bunlara gerçek izoterm haritaları denir. Bu haritalarda yükseltinin etkisi hesaba katılır. Bir de, yükselti deÄŸerleri her yerde sıfır metre kabul edilerek, sıcaklık deÄŸerlerinin buna göre düzenlenip çizildiÄŸi haritalar vardır. Bu haritalara da indirgenmiÅŸ izoterm haritaları denir. Her yerin gerçek sıcaklığına, yükseltiden dolayı kaybettiÄŸi sıcaklığın eklenmesiyle indirgenmiÅŸ sıcaklık bulunur.

 

ÖrneÄŸin, 1000 m. yükseklikteki bir yerin gerçek sıcaklığı 16°C ise, buranın indirgenmiÅŸ sıcaklığı;

 

 

 

DÜNYA YILLIK ORTALAMA SICAKLIK DAÄžILIÅžI

 

Yeryüzünde üç farklı sıcaklık kuÅŸağı oluÅŸmuÅŸtur.

 

Genel olarak (Dünya’nın ÅŸekli sonucu) Ekvator’dan kutuplara gidildikçe sıcaklık azalır. Ancak en yüksek sıcaklıklara dönenceler çevresinde rastlanmaktadır.

 

Kuzey Yarım Küre, Güney Yarım Küre’den daha sıcaktır. Çünkü, Kuzey Yarım Küre’de karalar, Güney Yarım Küre’de denizler daha fazla yer kaplar.

 

Kuzey Yarım Küre’de, yüksek enlemlerdeki karaların batı kıyıları, doÄŸu kıyılarına göre daha sıcaktır. Sebebi, sıcak okyanus akıntılarıdır. (Gulf - Stream, Alaska, vb.)

 

Kuzey Yarım Küre’deki sıcaklık farkları Güney Yarım Küre’den daha fazladır. Sebebi, kara - deniz dağılışıdır.

 

Termik Ekvator ortalama 8° kuzeye kaymıştır. Nedeni, kuzeyde karaların fazla olması ve sıcak okyanus akıntılarının etkisidir.

 

 

Dünya Ocak Ayı Ortalama Sıcaklık Dağılışı

 

Ocak ayında, Kuzey Yarım Küre’de kış mevsimi yaÅŸanır.

Bu ayda Dünya’nın en soÄŸuk yerleri Sibirya, Kanada ve Grönland’ın kuzey bölgeleridir.

Bu ayda Dünya’nın en sıcak yerleri, OÄŸlak Dönencesi üzerindeki kara içleridir.

Dünya Temmuz Ayı Ortalama Sıcaklık Dağılışı

 

Temmuz ayında, Kuzey Yarım Küre’de yaz mevsimi yaÅŸanır.

Bu ayda, Dünya’nın en sıcak yerleri Büyük Sahra, Arabistan Yarımadası’nın iç kısımları, iran, Orta Asya, Meksika, Amerika’nın orta kesimleri ve Arizona çevresidir.

Bu ayda Dünya’nın en soÄŸuk yerleri Antarktika Kıtası’ndadır.

ATMOSFER, ATMOSFERİN YARARLARI, ATMOSFERİN KATMANLARI ATMOSFE


Dünya’yı gazlardan meydana gelen bir geosfer (tabaka) kuÅŸatır. Buna atmosfer denir.

 

ATMOSFERİN FAYDALARI

 

İklim olayları meydana gelir.

Canlı yaÅŸamı için gerekli gazları ihtiva eder.

GüneÅŸ’ten gelen zararlı ışınları tutar.

Dünya’nın aşırı ısınmasını ve soÄŸumasını engeller.

Dünya ile birlikte dönerek sürtünmeden doÄŸacak yanmayı engeller.

Uzaydan gelen meteorların parçalanmasına neden olur.

GüneÅŸ ışınlarının dağılmasını saÄŸlayarak, gölgede kalan kısımların da aydınlanmasını saÄŸlar. Bir baÅŸka ifade ile gölgelerin tam karanlık olmasını önler.

Işığı, sesi, sıcaklığı geçirir ve iletilmesini saÄŸlar.

Hava akımları sayesinde gündüz olan kesimlerin aşırı sıcak, gece olan kesimlerin de aşırı soÄŸuk olmasını engeller.

 

 

ATMOSFERİN KATMANLARI

 

Atmosferde, yerçekimi etkisiyle iç içe kürelerden meydana gelmiÅŸtir. Bunların yoÄŸunlukları ve bileÅŸimleri birbirinden farklıdır.

 

Troposfer: Atmosferin en alt tabakasıdır. Ekvator üzerindeki kalınlığı 16 - 17 km, 45° enlemlerinde 12 km, kutuplardaki kalınlığı ise 9 - 10 km dir. Bunun nedeni, Ekvator’daki hava kütlelerinin ısınarak yükselmesi, kutuplarda ise soÄŸuyan havanın ağırlaÅŸarak alçalmasıdır. iklim olayları troposferin 3 - 4 km lik kısmında meydana gelir. Çünkü, iklim olaylarında çok etkili olan su buharı troposferin 3 - 4 km lik kısmında bulunur. Troposfer daha çok yerden yansıyan ışınlarla ısınır.

 

Atmosferdeki gazların % 75'i troposfer katında bulunmaktadır.

 

Stratosfer: Troposferden itibaren 17 - 30 km ler arasında bulunur. Bu tabakada su buharı olmadığı için, iklim olayı görülmez. Stratosferde sıcaklık deÄŸiÅŸimi yok gibidir. Sıcaklık –45°C civarındadır. Stratosferde yerçekimi çok azaldığı için cisimler gerçek ağırlıklarını kaybederler. Üst kısımlarında ozon gazı bulunur.

 

Şemosfer: Stratosferden sonra 30 - 90 km ler arasında bulunur. iki kısımdan oluşur.

 

a. Ozonosfer: içerisinde bulundurduÄŸu ozon gazından dolayı bu ismi almıştır. GüneÅŸ’ten gelen ve canlı yaÅŸamı için zararlı olan ışınları (Ultraviyole ışınları gibi) tutar. Bundan dolayı canlıların koruyucu katıdır. Dünya’nın aşırı ısınıp, soÄŸumasını önler.

 

b. Kemosfer: Bu katmana kemosfer denilmesinin nedeni, içerisinde bazı kimyasal olayların meydana gelmesidir. Az miktarda zararlı ışınların tutulması burada da görülür.

 

İyonosfer: Åžemosferden sonra 90 - 300 km’ler arasında bulunur. Bu tabakadaki gazlar ultraviyole ışınlarının etkisi ile iyonlara ayrılmıştır. iyonlaÅŸma sırasında açığa çıkan enerji ile sıcaklığı yükselmiÅŸtir. (250°C) iyonlar arasında elektron alışveriÅŸi son derece fazladır. Bundan dolayı haberleÅŸme sinyalleri, radyo dalgaları bu tabakadan yansır.

 

Eksosfer: Atmosferin en üst ve en dış sınırını oluÅŸturur. Eksosferde bazı gaz molekülleri yerçekimi etkisinden kurtularak uzaya kaçar. Bu nedenle dış sınırı kesin olarak tespit edilememekte, 10.000 km ye kadar çıktığı sanılmaktadır.

<- :: Sonraki Sayfa ->

Güncel | kurumsalseo.com R10 lida fx15 pohudey zayıflama |
Sayac Kodu