A
Agnostisizm : Tanrı’nın var olup – olmadığının bilinemeyeceÄŸini savunan görüÅŸ Agnostisizm’dir (Bilinemezcilik). ÖrneÄŸin sofist düÅŸünürlerden Protagoras “Tanrılar üzerine bilgi edinmekte çaresizim; ne var oldukları ne de olmadıkları, ne de ne ÅŸekilde oldukları üzerine …” Agnostisizm adını ilk kullanan Thomas Huxley’e göre duyularımızla kavrayamadığımız ÅŸeyler konusunda kesin bir ÅŸey söyleyemeyiz. Tanrı da duyularla kavranamadığı için var olup-olmadığını söyleyemeyiz.
Ahlak kuralları : Toplum tarafından oluÅŸturulan iyi – kötü kavramlarından; iyinin yapılması, kötünün yapılmamasını emreden davranış kurallarına ahlak kuralları denir.
Aile : Aralarında gerçek ya da varsayımlı kanbağı bulunan, karşılıklı hak ve ödevleri üstlenen insanların oluÅŸturduÄŸu toplumun en küçük birimine aile denir.
Akıl Yürütme : KiÅŸiler, geçmiÅŸ yaÅŸantıları, gözlemleri ve öÄŸrenmeleri sonucunda oluÅŸturdukları somut ve soyut tasarımlar arasında mantık ilkelerine uygun baÄŸlantılar kurarak yeni yargılara varırlar. Buna akıl yürütme denir.
Alt EÅŸik : Duyu organlarının bir uyarıcıyı belli belirsiz almaya baÅŸladığı en düÅŸük ÅŸiddettir.
Algı: Nesne ya da olayların beyinde iÅŸlenerek, anlamlı bütünler olarak kavranmasına algı denir.
Algıda Değişmezlik : Nesne ya da olayların farklı ortamlarda hep aynıymış gibi algılanmasına algıda değişmezlik denir.
Algıda Örgütleme (Organizasyon) : Duyumları oluÅŸturan nesne ya da olayların, zihin tarafından bir düzene konulup biçimlendirilmesine algıda örgütleme denir.
Algıda Seçicilik : Organizmanın, çevresinde bulunan çok sayıda uyarıcı nesne, ya da olaydan, bir ya da bir kaçına dikkatini yöneltmesine algıda seçicilik denir.
Anaerkil (Matriyarkal) Aile : İlkel toplumlarda görülen anaerkil ailede, ailenin sorumluluÄŸu birinci derecede kadının üzerindedir. DoÄŸal iÅŸbölümü nedeniyle kadınlar toplayıcılık, erkekler avcılık iÅŸini üstlendiler. DoÄŸurgan olan ve çocuklara doÄŸal yapısı gereÄŸi daha yakın bulunmak zorunda olan kadın, ailenin yaÅŸamını sürdürmesinde daha önemli idi. Sonuç olarak ailenin beslenme, barınma, soÄŸuktan, sıcaktan korunma görevi kadının sorumluluÄŸundaydı. Klanlarda görülen bu aile biçiminde akrabalık bağı kandaÅŸlığa deÄŸil, totemdaÅŸlığa dayalıdır. Erkek ve kadın aynı klanda yaÅŸamadıklarından ve çocuklar annenin klanında yaÅŸadığından yalnızca ana akrabalığı vardı.
Analitik felsefe : Felsefeye bilimlerin dilini analiz etmek iÅŸlevi yükler. Böylece felsefe, düÅŸünsel bir etkinlik alanı olmaktan çıkarılır, yalnızca dil analizleri yapan bir alan haline getirilir. Felsefe, bilimlerin dilini çözümleyecek, onların kavram yapılarını araÅŸtıracaktır. Bunu yaparken de sembolik mantığı kullanacaktır. Neo pozitivizm (yeni pozitivizm) ya da mantıkçı empirizm adıyla da anılan analitik felsefe, felsefeyi modern (sembolik) mantık alanı olarak görür.
AnarÅŸizm : Toplumsal yaÅŸamı düzenleyen tüm kurum ve kuralları reddeden anarÅŸizm, doÄŸal olarak ahlak kurallarının egemenliÄŸini de reddeder. Bireysel iradenin her ÅŸeyin üstünde olduÄŸunu savunan anarÅŸizmin kurucusu Proudhon ve diÄŸer temsilcileri Bakunin, Kropotkin ve Stirner, ahlak yasalarının diÄŸer yasalar gibi insanları kolay yönetmek için uydurulduÄŸunu savunurlar.
Anayasa : Devletin temel yapısını, biçimini, örgütünü, bu örgütün iÅŸleyiÅŸ kurallarını, milli egemenliÄŸin nasıl kullanılacağını kiÅŸilerin hak ve özgürlüklerini belirleyen en temel kanundur.
Anayasa Mahkemesi : Parlamentonun yaptığı yasaların anayasaya uygun olup olmadığını denetler. Anayasalar yasalardan üstündür ve yasalar anayasaya uygun olmak zorundadır. Çünkü anayasalar halk oyuyla kabul edilir ve halkın doÄŸrudan yaptığı anayasalar, temsilcilerinin yaptığı yasalardan üstün sayılır.
Anket : Önceden hazırlanmış soruların yazılı olarak üzerinde inceleme yapılan insanlara doÄŸrudan yöneltilmesi ve sonuçlarının deÄŸerlendirilmesidir.
Anksiyete Nevrozu :Kaygı düzeyinin yükselmesi sonucu bedensel gerginliÄŸin ve ruhsal tedirginliÄŸin artmasıyla yaÅŸanan panik durumudur. Bu durum, hasta tarafından ölüm korkusu, sıkıntı, sıkışma olarak anlatılır.
Anoloji : İki benzer olay arasında karşılaÅŸtırma yaparak sonuca ulaÅŸmaktır. Arjantin’de enflasyon oranı yüksek olduÄŸundan toplumsal muhalefet fazladır. Yunanistan’da da enflasyon oranı yüksektir. O halde, Yunanistan’da da toplumsal muhalefet fazladır.
Anoloji (Andırma) : İki olaydaki benzerliklerden yararlanarak, birinde var olan özelliÄŸi diÄŸerinde de var saymaktır. Örnek : “Güney Afrika Cumhuriyeti’nde altın madeni çıkar ve Güney Afrika Cumhuriyeti zengin bir ülkedir.” “Türkiye’de altın madeni çıkar.” “O halde Türkiye de zengindir.” Anoloji, zihnin özelden özele sonuç çıkarmasıdır ve doÄŸruluk deÄŸeri olasılıklıdır.
Anormal davranış : Belirli doÄŸal ve toplumsal ortamlarda dıştan ve içten gelen belirli ÅŸiddet ve süredeki uyaranlara, insanın alışagelenin dışında hatalı, kurala uymayan, uygunsuz cevap vermesi tepki göstermesidir.
Antropoloji (insanbilim) : Evrim sürecinde, insanın deÄŸiÅŸen biyolojik yapısını, bedensel özelliklerini, ırklara ayrılıp ayrılmayacağını, ilkel toplulukları ve bunların kültürlerini inceleyen bir bilimdir.
Aralıklı ya da Toplu ÖÄŸrenme : ÖÄŸrenme sürecini zaman içine yayarak, kısa çalışma süreleriyle yapmaya aralıklı öÄŸrenme denir. Bunun tersi olarak, öÄŸrenme sürecini uzun çalışma süresi içinde ara vermeden yapmaya toplu öÄŸrenme denir.
Ara mal : Üretim mallarının tüketim malı haline dönüÅŸtürülürken aldığı yeni biçim ara maldır. ÖrneÄŸin, un, buÄŸdaydan ekmek elde etme sürecinde ara maldır. Ara mallar da üretim malı sayılır.
Arz (Sunu) : Piyasaya sunulan mal miktarıdır.
Aşırı Uyarılma : Organizmanın alıştığı düzeyin üzerinde uyarıcı ile karşılaÅŸması sonucu fizyolojik ve psikolojik anlamda çevreye uyum gücünün azalmasıdır.
Ataerkil (Patriyarkal) Aile : Toplumda tarımsal üretimin kökleÅŸmesi ve ticari yaÅŸamın yaygınlaÅŸması sonucu ekonomik gücü, devletin doÄŸuÅŸu ve köleciliÄŸin yaygınlaÅŸması ile siyasi gücü eline geçiren erkek, aile içinde de mutlak güç olmaya baÅŸladı ve ataerkil aile doÄŸdu. Ataerkil ailede söz ve miras hakkı erkeklerin elindedir. Erkek ekonomik gücü elveriyorsa birden çok kadınla evlenir. Bu aile biçimi ağırlıklı olarak İlk ÇaÄŸ köleci toplumlarında görülür.
Ateizm : Tanrı’nın varlığını reddeden görüÅŸ ateizmdir. (Tanrı tanımazlık). Ateizm tanrı’nın varlığını reddederek evreni, evrene dayanarak açıklamaya çalışır. Bu nedenle ateizmi savunan düÅŸünürler genelde materyalisttir.
Ayet : Kur’an-ı Kerim’de sureleri meydana getiren uzun veya kısa vahiy ifadelerine ayet adı verilir.
Azlık : Mal ya da hizmetin ihtiyaca göre doÄŸada az bulunması ya da az üretilmesi deÄŸeri yükseltir. ÖrneÄŸin, altın, elmas, uranyum az bulunduÄŸu için deÄŸerlidir.
B
Bellek (Hafıza) : YaÅŸam boyunca öÄŸrenilen bilgilerin, davranış kalıplarının, deneyimlerin, anıların depolanıp saklanması ve hatırlanmasıdır
Bencillik (Egoizm) : İnsan eylemlerinin kökeninde “ben sevgisi” vardır. Ahlak ise insanın kendini koruma güdüsünün dışa vurulmasından baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir. Bu görüÅŸü savunan Thomas Hobbes’a göre, insanda, hayvanlarda olduÄŸu gibi “kendini sevme” ve ”kendini koruma” içgüdüleri vardır. Dolayısı ile insan doÄŸası gereÄŸi “bencil” dir. Bencil olan insan her ÅŸeyden önce kendi “çıkar” ını düÅŸüneceÄŸinden evrensel bir ahlak yasası yoktur.
Benlik : İnsanın, kendi kiÅŸiliÄŸine iliÅŸkin kanıları, kendini tanıma ve deÄŸerlendirme biçimidir. KiÅŸiliÄŸin iki yönü vardır. Birinci yönü, dışa yansıyan, daha çok baÅŸkaları tarafından deÄŸerlendirilen ve davranışlarına yansıması ile de ölçülebilen yandır. İnsanın bu yönü nesneldir. KiÅŸiliÄŸin ikinci yönü ise dışarıya pek yansımayan yani bireyin kendini tanımladığı biçimidir. İşte kiÅŸiliÄŸin, bu öznel yönü benliktir ve benlik ölçülerek deÄŸil, yorumlanarak anlaşılabilir.
Berdel : Farklı akraba gruplarından insanların karşılıklı olarak birbirlerinden kız alıp vermek üzere anlaÅŸarak evlenmeleridir. Bir gruptan bir erkek, baÅŸka bir gruptan bir kadınla evlenirken, karşı gruptan bir erkekle o gruptan bir kadını alır. Bu evlilik biçimine ise baÅŸlık parasından kurtulmak için baÅŸvurulur.
Bilgi Kuramı (teorisi) : Sübje (bilen) ile obje (bilinen) arasındaki iliÅŸkiyi inceleyen bilgi felsefesi alanına bilgi kuramı denir. Sübjenin, objeyi incelerken ulaÅŸacağı sonuçlar felsefe açısından tartışmalıdır.
Bilginin kaynağı : “İnsan bilgiye hangi araçlarla ulaşır?” sorusuna yanıt arar. Bu soruya verilen yanıtlar farklı felsefi sistemlerin doÄŸmasına yol açar. Bilginin kaynağı akıldır, çünkü duyu organlarının bilgisi zorunlu ve kesin deÄŸildir diyen rasyonalizme karşı empirizm, bilginin kaynağı deneydir, doÄŸru ve kesin bilgiye duyu organları aracılığı ile yapılan deney ve gözlem ulaÅŸtırır görüÅŸünü savunur. Entüisyonizm (sezicilik) ise bilginin kaynağının sezgi olduÄŸunu ileri sürer.
Bilimsel Bilgi : Özne (sübje) ile nesne (obje) arasındaki iliÅŸkinin sınırlı bir konuda ve belli bir yöntemle her zaman geçerli sonuçlara ulaÅŸmak için amaçlı ve sistemli olarak kurulması sonucu bilimsel bilgi elde edilir.
Bilinç : Belirli bir zaman sınırı içinde insanın kendisinden ve çevresinden haberdar olması haline bilinç denir. Bilinç olmadan algılama dikkat, düÅŸünme, hatırlama vb. zihinsel iÅŸlevlerden söz edilemez.
BoÅŸanma : Evlilik sonucu oluÅŸan ailede karşı cinslerin, toplumca veya hukukça evlilik baÄŸlarının sona erdirip ayrılmalarına boÅŸanma denir.
Bürokrasi : Yasaların uygulamalarını üstlenen memurların idari iÅŸleyiÅŸidir.
C
Cins : Cins, “altında türlerin sıralandığı ÅŸeydir” diye tanımlanabildiÄŸi gibi, “gerçekleri farklı olan ÅŸeylere, bunlar denir diye sorulduÄŸunda verilen yanıttır” biçiminde de tanımlanabilir. ÖrneÄŸin, “domates, biber, patlıcan nedir?” diye sorulduÄŸunda, “sebze” yanıtı cinsi gösterir. İçlem açısından bakıldığında “cins, özellikler yığınıdır.”
Ç
Çatışma : Aynı anda ulaşılması imkansız iki güdüden bir tanesini seçememenin verdiÄŸi kararsızlık halidir. İki güdü çatıştığında birinin doyumu diÄŸerinin engellenmesine yol açar. Bu nedenle çatışma engellenmeye neden olan bir etken olarak da görülebilir.
Çekirdek (Modern) Aile : Sanayi toplumları ile birlikte üretimde iÅŸ gücüne talep duyulması kadını aile içinde çalışan birey olmanın dışında, dışarıda da çalışıp para kazanan birey durumuna getirir. Öte yandan felsefede etkinleÅŸen kiÅŸi hak ve özgürlükleri, devlette demokratikleÅŸme, dinde laikleÅŸme kadını etkiler ve onları da erkekle eÅŸit bir birey olma mücadelesine zorlar. Böylece anne-baba ve evlenmemiÅŸ çocuklardan oluÅŸan, kadınla erkeÄŸin hukuksal eÅŸitliÄŸine dayanan çekirdek aile yerini alır.
Çevre : Canlı davranışlarını etkileyen ve kalıtımsal olmayan bütün etkenleri, uyarıcıları (uyaranları) içerir.
Çıkarım : Verilen önermelerden zihnin sonuç çıkarmasına çıkarım denir. Çıkarımda verilen önermelere öncül, öncüllerden zihnin zorunlu olarak çıkardığı önermeye ise sonuç önermesi denir.
D
Danıştay : Hükümetle yurttaÅŸ arasındaki sorunları inceleyen Bölge İdare Mahkemeleri’ni denetler. Hükümetin gücünü kötüye kullanmasını ve yurttaşına haksızlık yapmasını önler.
Deflasyon : Ulusal paranın deÄŸerinin yükselmesi sonucu mal ve hizmetlerin fiyatlarının düÅŸmesidir. Deflasyon üretimin tüketimden, dış satımın dış alımdan çok olması durumunda görülür.
DeÄŸer : İnsanların bir mala ya da hizmete yükledikleri öneme deÄŸer denir.
Deizm : Tanrı’nın evreni kendi yasalarına göre iÅŸleyen bir düzen olarak yarattığını savunur. Ancak yaratan ve düzeni kuran Tanrı’nın, evreni kendi başına bıraktığını kabul eder. Bu yüzden deizm, dinsel dogma ve ilkelerin varlığını kabul etmez. Deizm’e göre Tanrı’nın vahiy, mucize gibi kanıtlara gereksinimi yoktur.
Demokrasi : Halkın doÄŸrudan ya da seçtiÄŸi temsilcileri aracılığı ile kendini yönettiÄŸi yönetim biçimine demokrasi denir.
Demokratik Devlet : Yasama, yürütme, yargı güçlerini kullanan kurumların temsilcileri yetkilerini halktan alırlar ve seçimle belirlenirler. Ayrıca bu güçler birbirlerinden bağımsız organlar tarafından kullanılır.
Deney :Varsayımı kanıtlamak üzere sonucu etkileyen deÄŸiÅŸkenlerle sonuç arasındaki iliÅŸkiyi saptamak üzere pratik uygulamalar yapmaktır.
Deneysel Psikoloji : Deneysel psikoloji bir davranışı etkileyen çevre koÅŸullarını ve uyarıcıları tanımlayıp ölçerek hangi davranışı, nasıl ve ne derecede etkilediÄŸini bulmayı amaçlar. Bunu yaparken hayvanlar üzerinde laboratuar deneyleri yapar, bunları insan davranışları ile karşılaÅŸtırır.
Deneysel Yöntem : İncelenen olayla ilgili neden sonuç iliÅŸkilerini saptamak üzere araÅŸtırmacının uygun laboratuar koÅŸullarında hazırladığı ve incelediÄŸi kiÅŸi ya da nesneyi yönlendirebildiÄŸi yöntem, deneysel yöntemdir. Deneysel yöntem sırasında incelenen insana denek, hayvana kobay adı verilir.
Determinizm : İnsanın, “ahlaki eylemleri ile ilgili kararları, içten ve dıştan belirlenen koÅŸulların etkisiyle oluÅŸur” görüÅŸüne dayanarak ahlaki eylemlerinde özgür olmadığını savunan filozoflar vardır. Bunlar ahlak felsefesi alanında deterministtir .
Devalüasyon : Bir devletin ulusal parasının yabancı paralar ve altın karşısında deÄŸerinin düÅŸürülmesidir. Yüksek enflasyon yaÅŸayan devletlerin dış borçlarının artması sonucu, ulusal paranın deÄŸeri resmi olarak düÅŸürülür. Bu deÄŸer düÅŸürme iÅŸleminde IMF, Dünya Bankası gibi uluslar arası finans kuruluÅŸlarının zorlamasının etkisi büyüktür.
Devlet : Sınırları belirli bir toprak parçası ile bu topraklarda yaÅŸayan insanlar üzerinde egemenlik hakkı kullanan siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik örgütlenmelere devlet denir.
Dil : Duygu ve düÅŸünceleri yapay iÅŸaretlerle anlatmaya yarayan bir dizgedir (sistemdir).
Dini kurallar : Allah (c.c.) tarafından insanların dünya ve ahirette kurtuluÅŸa ermeleri, mutlu ve huzurlu olmaları için gönderilmiÅŸ ilahi kanun ve kurallardır.
Dinsel Bilgi : Özne (sübje) ile nesne (obje) arasındaki iliÅŸkinin inanç, Tanrı, kutsal kitap ve din çerçevesinde kurulduÄŸu bilgi, dinsel bilgidir.
DoÄŸal Gözlem : İncelenen olayların kendi doÄŸal ortamında, müdahalede bulunulmaksızın gözlemlenmesidir.
DoÄŸruluk (Hakikat) : Bilginin bilgi konusu ile tam uygunluk içinde bulunmasıdır. Bir bilginin doÄŸruluÄŸu, onun kanıtlanabilmesi ile mümkündür. Çünkü doÄŸruluk düÅŸünce ile nesne (obje) nin uygunluÄŸudur.
DuyarsızlaÅŸma : Duygusal yaÅŸamda tekrar tekrar karşılaşılan uyarıcıyı organizmanın belli bir süre sonra kanıksamamasıdır. ÖrneÄŸin: Annesi tarafından sık sık azarlanan bir çocuk, bir süre sonra annesinin azarlamasına karşı duyarsızlaÅŸabilir.
Duyum : Organizmanın iç ve dış çevreden gelen uyarıcıları duyu organı aracılığı ile alıp sinirsel enerji haline dönüÅŸtürmesi sürecine duyum denir.
Duyumun Eşiği : Duyu organlarının bir uyarıcıyı almaya başladığı sınırdır.
Duyusal Uyum : Duyu organlarının çevredeki uyarıcılara alışkanlık göstererek, onlara tepki vermemesidir.
Düalizm (ikicilik) : Materyalizmle idealizm arasında bir uzlaÅŸma çabasıdır. Descartes’a göre varlık madde ve ruh olmak üzere iki cevherden oluÅŸur. Ruhun iÅŸlevi düÅŸünmek, maddenin iÅŸlevi uzayda yer kaplamaktır. Evrendeki nesne dünyasındaki varlıklar salt madde, Tanrı ise salt ruhtur. İnsanda madde ve ruh bir aradadır.
Dürtü : Organizmadaki eksikliÄŸi gidermek için doÄŸan güçtür.
DüÅŸünme : Olay ve nesneler yerine onların simgelerini (iÅŸaretlerini) kullanarak yapılan zihinsel bir iÅŸlem ve sorunlara çözüm arama yoludur. DüÅŸünme yeteneÄŸi en fazla olan canlı insandır. Fare, maymun gibi üst düzey canlılarda da düÅŸünme yeteneÄŸi vardır. Fareler eski deneyimlerinden yararlanarak karşılaÅŸtıkları problemleri çözebilirler.
E
EÄŸitim : İnsanın toplum yaÅŸ.mına uyum saÄŸlayabilmesi ve yeteneklerinin geliÅŸtirilmesi için uygulanan yöntemlere eÄŸitim denir.
EÄŸitim Psikolojisi : Psikolojinin bulgularının eÄŸitim ve öÄŸretime uygulanarak kolaylıklar ve ilerlemeler saÄŸlanması eÄŸitim psikolojisinin konusuna girer.
Ekonomi : İnsanların ihtiyaç duyduÄŸu mal ve hizmetlerin nasıl üretildiÄŸini, bölüÅŸüldüÄŸünü ve tüketildiÄŸini inceleyen bir bilimdir.
Ekzogami (dışarıdan evlilik) : Seçilen eÅŸin akraba grubu dışından olması durumudur.
Embesil (Budala) : Yaklaşık 20 – 49 zeka bölümüne sahiptirler. Belirli oranlarda da olsa gereksinimlerini karşılayabilirler. Yeme, içme, giyinme, soyunma gibi becerileri kazanabilirler. İleriki yaÅŸlarda da 5 – 6 grubundaki çocukların davranışlarını gösterirler.
Emek : DoÄŸal kaynakları iÅŸleyen, biçimini ve yerini deÄŸiÅŸtiren, adedini çoÄŸaltan kas gücü yani iÅŸ gücüdür. Bir mal ya da hizmetin üretiminde verilen emek deÄŸerin belirlenmesinde etkili olur. ÖrneÄŸin el dokuması halı çok emek verilerek üretildiÄŸi için fabrikasyon halıdan daha deÄŸerlidir.
Empirizm (Deneycilik) : DoÄŸru bilgiye duyu verileri ve deneyle ulaşılabileceÄŸini savunan akımdır. İnsan aklında doÄŸuÅŸtan bilgi olmadığını ve bilgiye dış dünyadan gelen deney verileri ile ulaşılabileceÄŸini ileri sürer. Bilginin kaynağı deneydir. Empirizm deneye dayanan fiziÄŸi temel alır. Empirizmin ilk örnekleri ilkçaÄŸda Epiküros’ta görülür. Ona gör bütün bilgilerin ilk kaynağı duyudur.
Endogami (içerden evlilik) : Seçilen eÅŸin akraba grubu içinden olması durumudur.
Endüstri (Sanayi) Psikolojisi : Üretimde verimi artırmak amacıyla, insan emeÄŸinin daha üretken hale getirilmesi endüstri psikolojisinin konusuna girer.
Enflasyon : Mal ve hizmetlerin fiyatlarının yükselmesi sonucu paranın satın alma gücünün düÅŸmesidir. Enflasyonun nedeni, dış satımın (ihracatın) az, dış alımın (ithalatın) çok, üretimin az, tüketimin çok olması yani bütçe açığıdır. Bir devlet ürettiÄŸinden çok tüketiyorsa, sattığından çok alıyorsa enflasyon yaÅŸar.
Engellenme : Elde etmek istediÄŸimiz bir nesneye, ulaÅŸmak istediÄŸimiz belirli bir amaca varmamız engellendiÄŸinde ya da bir gereksinmemizin giderilmesi önlendiÄŸinde, duyduÄŸumuz olumsuz duyguya engellenme denir.
Entüisyonizm (Sezgicilik) : Kesin ve deÄŸiÅŸmez bilgilere sezgi aracılığı ile ulaşılabileceÄŸini savunan akım enstüisyonizmdir.
F
FarklılaÅŸma EÅŸiÄŸi : Bir uyarıcıda fark edilebilen, en küçük ÅŸiddet deÄŸiÅŸmesidir. Yani, aynı türden iki uyarıcıda ÅŸiddet farkının ayırt edildiÄŸi ilk noktadır. ÖrneÄŸin : İki kırmızı ışığın birbirinden ayıt edilebilmesi için, dalga boylarında belirli bir miktar fark olmalıdır.
Fayda : Mal ve hizmetin deÄŸerini kullanana saÄŸladığı fayda belirleyebilir. ÖrneÄŸin, araba, ev insanların yaÅŸamlarını kolaylaÅŸtırdığı için deÄŸerlidir.
Felsefe Açısından Ahlak : İnsan davranışlarını iyi ya da kötü olarak nitelendiren yaptırım gücünü ağırlıklı olarak bireyin vicdanından alan kurallara ahlak denir. Ahlak felsefesi (etik) ise ahlak alanını yöneten deÄŸerlerin neler olduÄŸunu, özünü ve temellerini araÅŸtıran ahlaki eylemlerin ölçütlerini koyan özel bir felsefe alanıdır.
Felsefe Bilgisi : Özne (sübje) nin, evreni, insanı, evrende insanın yeri ve kaderini salt düÅŸünce temelinde sistemli olarak açıklama ve yorumlama çabasına felsefi bilgi denir.
Fenomenoloji (Görüngübilim) : Fenomenoloji, pozitivizmin duyusal verileri yani olguları ön plana çıkaran anlayışına karşı “genel objeler” in ruhsal (tinsel) olarak kavranabileceÄŸi anlayışını ortaya koyar. Görünenler (fenomenler) içinde bulunan “öz” doÄŸru bilgidir ve bu “öz” ancak bilinçle kavranır.
Fiyat (Eder) : Mal ve hizmetlerin birim para insinden deÄŸerine fiyat denir. Mal ve hizmetlerin deÄŸeri fiyata göre belirlenir. Mal ve hizmetlerin fiyatları piyasalarda oluÅŸur. Piyasalar alıcı ve satıcıların karşı karşıya geldiÄŸi yerlerdir.
Fizik Antropoloji : İnsanın biyolojik yapısında meydana gelen deÄŸiÅŸmeleri, ırkların kökenini inceler.
Fiziksel (nesnel) Engeller : Bireyin amacına ulaşmasını engelleyen yağmur, kar, uzaklık, yangın gibi fiziksel nesne ve olaylara fiziksel (nesnel) engeller denir.
Fiziksel İllüzyon : Ortamdaki uyarıcının fiziksel ya da fizyolojik nedenlerden dolayı her insan tarafından aynı ÅŸekilde yanlış algılanmasıdır.
Fizyolojik Güdüler : Organizmanın yaÅŸamı sürdürebilmek için gidermek zorunda olduÄŸu temel gereksinimlerden kaynaklanan güdülere fizyolojik güdüler denir.
Fobik Nevroz : Gerçekte hiçbir tehlike olmadığı halde mantık dışı duyulan korkulardır. ÖrneÄŸin, yükseklikten, kapalı yerlerde kalmaktan, asansörden, kalabalıktan, karşı cinsten korkmak fobik nevroz örnekleridir.
G
GeçmiÅŸ YaÅŸam Deneyimleri : GeçmiÅŸte yaÅŸadığımız olay ya da olaylar, ilgili nesnelerin bellekte bıraktığı izler, yeni algılamalarımızı etkiler. (koÅŸullanma-telkin)
Gelenek : Bir toplumun, yüzyıllar öncesinden kendi içerisinde doÄŸan, kuÅŸaktan kuÅŸaÄŸa geçerek özel bir baÄŸ oluÅŸturan davranış kurallarıdır. Bunlara örf ve adetler veya töre de denir.
GeliÅŸim Psikolojisi : GeliÅŸim psikolojisi, yaÅŸa baÄŸlı davranış deÄŸiÅŸikliklerini inceler. Çocukken büyük bir dikkatle ve keyifle izlenen çizgi filmler büyüyünce ilgi çekici olmaktan çıkabilir. GeliÅŸim psikolojisi çocuk psikolojisi ve yetiÅŸkin psikolojisi olmak üzere ikiye ayrılır.
Genelleme : Birbirine benzeyen varlıkları ortak özellikleriyle düÅŸünmektir. ÖrneÄŸin, köpek kavramı sayesinde her gördüÄŸümüz köpeÄŸi tek tek incelemeden (tüyleri olduÄŸuna, havladığını, et yediÄŸini, sadık olduÄŸunu) diÄŸer köpeklerle aynı ortak özelliklere sahip olduÄŸunu biliriz.
Genel Uyarılmışlık Hali ve Kaygı : KiÅŸinin bilincinin açık ve tamamen uyanık olmasına, enerjisini yapacağı iÅŸe verebilmesine genel uyarılmış hali denir. Herhangi bir öÄŸrenmenin yapılabilmesi için bireyin enerjisini yaptığı iÅŸ üzerinde yoÄŸunlaÅŸtırması gerekir. Ekrandaki bu metni okurken, aynı zamanda gitmeyi düÅŸündüÄŸünüz tiyatroya, kimlerle gideceÄŸinizi tasarlıyorsanız büyük olasılıkla öÄŸrenme gerçekleÅŸmeyecektir.
Gerçeklik : İnsan bilincinden bağımsız olarak var olanlardır. Gerçeklik varlığın bir özelliÄŸi baÅŸka bir deyiÅŸle var oluÅŸ tarzıdır.
Gereksinim (İhtiyaç) : Organizmada herhangi bir eksikliÄŸin hissedilmesidir.
Geriye Ket Vurma : Yeni öÄŸrenilen bilgilerin önceki öÄŸrenilenleri unutturmasıdır. ÖrneÄŸin, matematik dersinden öÄŸrendiÄŸiniz pratik çözüm yolu uzun ispatlara dayalı eski bilgilerinizi unutturabilir.
Gestalt Tedavisi : Gestalt terapisinin amacı, insanların kendileri ile ilgili bütün yönlerin farkında olmalarını kolaylaÅŸtırarak, kendilerine saygı, bağımsızlık ile kararlarının ve seçimlerinin sorumluluÄŸunu üstlenebilmelerini saÄŸlamaktır.
GiriÅŸim : Üretim faaliyetlerini planlayan, düzenleyen ve örgütleyen beyin gücüdür.
Görgü kuralları : İnsanların birbirleri ile olan iliÅŸkilerinde saygıyı, sevgiyi ve hoÅŸgörüyü esas alan kurallardır.
GörüÅŸme (Mülakat) : İncelenen insanın, duygu, düÅŸünce, davranış ve tutumlarını saptamak amacı ile yüz yüze yapılan sözlü söyleÅŸidir. Güvenilir bir görüÅŸme için görüÅŸmecinin alanında uzman olması, ortamın ve görüÅŸme süresinin, görüÅŸülen insanı olumlu ya da olumsuz yönde etkilemeyecek biçimde düzenlenmesi gereklidir.
Gözlem : Olayları kendiliÄŸinden oluÅŸan oluÅŸum biçimleri içinde amaçlı ve sistemli olarak izlemek ve kaydetmektir. Sosyolojide, toplumsal yaÅŸamla ilgili olayları oluÅŸum koÅŸulları içinde amaçlı ve sistemli bir biçimde izlemek ve kaydetmektir.
Güçler Ayrılığı İlkesi : Demokrasilerde, kiÅŸi hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması amacı ile yasam, yürütme, yargı güçleri ayrı organlarca kullanılır. Demokrasilerde yasama gücünü parlamento, yürütme gücünü hükümet, yargı gücünü bağımsız mahkemeler kullanır. Bu güçler arasındaki iliÅŸkilerin sınırları yasalarca belirlenmiÅŸ ve özellikle yasam ve yürütmenin (parlamento ve hükümetin) yargıya müdahalesi olabildiÄŸince azalmıştır.
Güdü : Organizmanın, gereksinimini karşılamak üzere bir davranışı yapmaya istekli duruma gelmesidir.
Güdülenme : Hayvan ya da insanda organizmayı belirli bir amaca yönelik davranışa iten sürecin tümüne güdülenme denir.
H
Halk : Devletin üzerinde egemenlik hakkını kullanıp yönettiÄŸi insanlardır.
Halüsinasyon (Sanrı) : Ortamda olmayan uyarıcıların varmış gibi algılanmasıdır.
Hatırlama : KiÅŸilerin, nesnelerin, olayların, yaÅŸam deneyimlerinin, öÄŸrenilen bilgilerin istenildiÄŸinde bellekte yeniden canlandırılmasıdır. Hatırlama, belleÄŸin tanımadan daha ileri ve üst düzeydeki bir iÅŸlevidir.
Hayal kırıklığı : EngellenmiÅŸlik duygusunun çok ÅŸiddetli bir ÅŸekilde yaÅŸanmasıdır.
Hazırlayıcı Kurulum (Beklenti) : Olmasını ya da gerçekleÅŸmesini beklediÄŸimiz bir olay algılamayı etkiler. Birey neye hazırlanıyorsa, neyi bekliyorsa, onu algılama eÄŸilimindedir. Bu duruma da hazırlayıcı kurulum denir.
Hedonizm : İnsanın haz duyduÄŸu ÅŸeylerle mutlu olabileceÄŸini savunur. Haz duyulan ÅŸeyler öznel olduÄŸundan evrensel bir ahlak yasasından söz edilemez. Bu görüÅŸ, ilkçaÄŸ düÅŸünürlerinden Aristippos’a göre, “iyi” nin ve “kötü” nün ölçütü hazdır. Haz veren ÅŸeyler “iyi” , acı veren ÅŸeyler ise “kötü” dür. Epiküros’a göre ise insan acıdan kaçarak ve hazza yönelerek mutlu olur.
Heyecan : Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi gibi nedenlerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu dönemine heyecan denir.
Hipnoz : Sözle, bakışla ya da yardımcı nesneler kullanarak telkinle oluÅŸturulan yapay uyku halidir. Hipnoz görünüÅŸte uykuya benzeyen, ancak kiÅŸinin, hipnozu yapanın etki ve telkinlerine açık, çevrenin etkilerine karşı kapalı olduÄŸu bir durumdur.
Hipokondriyasis : Hastalık hastalığı. SaÄŸlıkla ilgili aşırı kaygı ve kuruntu durumu söz konusudur. Birey duyduÄŸu hastalık belirtilerinin kendisinde de olduÄŸunu zanneder. KiÅŸi, hastalık hastasıdır.
Histerik nevroz : Acı veren duygu yüklü bir düÅŸüncenin baskı sonucunda bedensel iÅŸlev kayıplarına neden olmasıdır. KiÅŸinin hiç bir organik bozukluÄŸu olmadığı halde, organlarında iÅŸlev kayıpları ortaya çıkabilir. ÖrneÄŸin, kiÅŸinin acı çektiÄŸi bir düÅŸüncesi nedeniyle sağır olması histerik nevroz örneÄŸidir.
Hizmet : İnsanların sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılayan iÅŸlere hizmet denir. Hizmetler ikincil ihtiyaçların karşılanmasına yöneliktir. Hizmet, turizm, adalet, ulaşım, eÄŸitim, saÄŸlık, sanat, spor gibi alanlarda insanların ihtiyaçlarını karşılar.
Homeostasis (Dengeleme) : Organizmanın iç dengesini kendi çabasıyla korumasına homeostasis denir. Bir baÅŸka deyiÅŸle, yetersiz ya da aşırı uyarılma durumlarında organizmanın çevreye uyum gücünü kendi çabasıyla korumasına homeostasis denir.
Hukuk : Bireylerin birbirleriyle ve toplum ile olan iliÅŸkilerini düzenleyen ve devlet gücünün desteÄŸindeki yaptırımlarla uyulması zorunlu duruma getirilen kurallar bütünüdür.
Hukuk Devleti : İnsan hakları ve kiÅŸi hak ve özgürlüklerine dayanan evrensel hukuk kurallarına göre yapılan yasaların, yönetim görevini üstlenen kiÅŸi ve organları da baÄŸladığı devlettir. Hukuk devleti “hukukun üstünlüÄŸü” ilkesine dayanır.
Huy (Mizaç) : KiÅŸiliÄŸin doÄŸuÅŸtan gelen, genelde fizyolojik kaynaklı ve kolay kolay deÄŸiÅŸmeyen yanıdır. ÖrneÄŸin, içe dönüklük, karamsarlık, sinirlilik, heyecanlılık, dışa dönüklük gibi kiÅŸilik özellikleri huyu anlatır. “Can çıkar, huy çıkmaz”, “Huylu huyundan vaz geçmez” gibi atasözleri, huyun ne denli zor deÄŸiÅŸebileceÄŸini ifade eder.
Hükümet : Parlamento tarafından onaylanan ve yürütme iÅŸlevini gören organ hükümettir. Yani hükümet, devletin kullandığı yasama, yürütme, yargı yetkilerinden yürütme yetkisini kullanan organdır.
Demokrasilerde hükümet, baÅŸbakan ve bakanlar kurulundan oluÅŸur ve yaptıkları çalışmalar parlamento tarafından denetlenir.
İ
İbadet : Tanrı’ya inananların Tanrı’nın buyruklarına uygun olarak yaptıkları tapınmalardır.
İç Gözlem (İçe Bakış) : Bir uyarıcının etkisiyle bireyin yaÅŸadığı duyguları kendi aÄŸzından anlatmasıdır.
İçgüdü : ÖÄŸrenilmeden yapılan, niçin yapıldığının bilincinde olunmayan, türün tüm bireylerinde bulunan kalıtsal davranışlara içgüdü denir.
İdealizm : Gerçekte var olan düÅŸünce ve ruhtur. Madde, düÅŸünce ve ruhun ürünüdür.
İdiot (Aptal) : Yaklaşık 0 – 19 zeka bölümüne sahip insanlardır. Bunlar sürekli bakıma muhtaçtırlar. Kendi baÅŸlarına hiçbir gereksinimlerini karşılayamazlar. İleri yaÅŸlarda bile yaklaşık 1 – 2 yaÅŸ grubundaki çocukların düzeyinde davranırlar.
İktidar : Devletin yasama, yürütme ve yargı yetkilerini kullanan yöneticilerdir.
İleriye Ket Vurma : Eski öÄŸrenilen bilgilerin yeni öÄŸrenilenleri unutturmasıdır. ÖrneÄŸin, arkadaşınızın eski telefon numarası yeni öÄŸrendiÄŸiniz telefon numarasını unutturabilir.
İllüzyon (Yanılsama) : Ortamda var olan uyarıcı kaynağın (nesne ya da olayların) olduÄŸundan farklı algılanmasıdır.
İman : Tanrı’nın buyruklarına kayıtsız koÅŸulsuz inanılmasıdır.
İmgeleme : DüÅŸünülen durum ya da olayın imgesinin (hayalinin – görüntüsünün) zihinde canlandırılmasıdır. ÖrneÄŸin, çalışma odanızı düzenlemeyi düÅŸündüÄŸünüzde çalışma masanızın, kitaplığınızın önce nerede daha iyi duracağını gözünüzün önüne getirir, sonra yerlerini deÄŸiÅŸtirirsiniz. Bazı kiÅŸiler ise gördükleri durum ve nesneleri olduÄŸu gibi tüm ayrıntılarıyla zihinlerinde canlandırabilirler. Buna fotoÄŸrafsı imgeleme denir. İmgeleme, kavramlardan oluÅŸan önermelerden farklı olarak somut bir nesneyi zihinde canlandırmaktır. Yani köpekleri deÄŸil “KarabaÅŸ” ı zihinde canlandırmaktır.
İmmoralizm : Ahlakın dışlandığı bu felsefi anlayışın en önemli temsilcisi Friedrich Nietzsche’dir. Nietzsche’ye göre iki tür ahlak anlayışı vardır. Her ÅŸeye boyun eÄŸen, zamanının ahlak anlayışına körü körüne inanan “sürü insan” ın ahlakı “köle ahlakı” dır. “Güç iradesi” ni simgeleyen “üst insan”, “köle ahlakını” yıkıp yerine “efendi ahlakı” nı koymalıdır. “İyi” ve “kötü” ile uÄŸraÅŸmak yerine “güce” dayanan bir ahlak anlayışı oluÅŸturulmalıdır.
İndeterminizm : Bu görüÅŸe göre, insan ahlaki eylemleri ile ilgili kararları özgürce belirler.
İşleve Takılma : Nesneleri belli iÅŸlevlerinin dışında kullanmamak. ÖrneÄŸin, su motoru su pompalamak için kullanılır. Ancak, Anadolu’nun birçok yerinde su motorundan traktör kadar hız yapan “tak tak” adlı bir taşım aracı geliÅŸtirilmiÅŸtir. Bunu ilk yapan usta, su motorunun belli iÅŸlevine (su pompalama) takılmadığından yaratıcı düÅŸünmeyi ortaya koyabilmiÅŸtir.
K
Kalite : Bir malın ihtiyacı gideren mallara göre daha kullanışlı olmasıdır.
Kapitalist Devlet : Üretim araçlarının (fabrika, tarla, maden ocağı, iÅŸ atölyesi gibi) mülkiyet hakkının kiÅŸi ya da kiÅŸilerin elinde bulunduÄŸu, dolayısı ile üretimde kiÅŸi ya da kiÅŸilerin oluÅŸturduÄŸu kurumların öncelikle etkili olduÄŸu devlet biçimidir.
Karakter : KiÅŸiliÄŸin, topluma ve toplumsal deÄŸer yargılarına, toplumun da bireye verilmiÅŸ olduÄŸu deÄŸere göre ortaya çıkan yanıdır. Özellikle de içinde yaÅŸanılan toplumun deÄŸer yargılarından, eÄŸitim anlayışından, sosyo-ekonomik özelliklerinden etkilenerek biçimlenir. ÖrneÄŸin, dürüstlük, yalancılık, yardımseverlik, yurtseverlik, zalimlik ağırlıklı olarak karakter özellikleridir.
Karma Ekonominin Egemen OlduÄŸu Devlet : Hem devletin hem de kiÅŸilerin üretim araçları üzerinde mülkiyet hakkının bulunduÄŸu devlettir. Karma devlette genelde ihtiyacın olduÄŸu yerde devlet, karın olduÄŸu yerde özel giriÅŸim (teÅŸebbüs) üretimde egemendir.
Kavram : Herhangi bir tür nesne ya da belli bir tür olayın ortak özelliklerinin bir ad altında toplanmasıdır. Kavramlar zihnin soyutlama ve genelleme yetenekleriyle elde edilir. Nesnelerin ve yaÅŸanmış olayların izleri önce bireysel ve somuttur.
Kaygı : Üzüntü, sıkıntı, korku, baÅŸarısızlık gibi heyecan oluÅŸumlarının kaynağı bilinmeden uzun süreli yaÅŸanmasına kaygı adı verilir.
Kısa Süreli Bellek : Bilgileri tutma süresi 30 saniyeden daha kısa olan bellektir. Kısa süreli belleÄŸin depolama kapasitesi 7± 2 birim ya da kümedir. Yani kısa süreli bellekte en fazla 9 birimlik bilgi tutulabilir. 9 birimden sonra bilgiler bellekte daha önceden bulunan bir birimi dışarı atar.
Kıyas : Verilen önermelere dayanarak zihnin sonuç çıkartma iÅŸlemine kıyas denir. Kıyas genelde tümdengelimin özel bir biçimi olarak kabul edilir. ÖrneÄŸin ; Bütün insanlar ölümlüdür. Ali insandır. O halde Ali ölümlüdür.
Kimlik Bunalımı : Bireyin özellikle ergenlik döneminde kendi kimliÄŸini oluÅŸturmak için verdiÄŸi mücadeledir.
Kimlik KargaÅŸası : Kimlik bunalımının uzun sürmesi sonucu gencin düÅŸünce, duygu, davranış ve tutumlarında kendine özgü bir yol çizememesidir. Ne olacağını, kim olduÄŸunu, nelere inanması gerektiÄŸini belirlemeyen genç kimlik kargaÅŸası yaÅŸar.
KiÅŸiden kaynaklanan engeller : Bu engelleme türünde bireyde engellenmiÅŸlik duygusu yaratan neden, yine bireyin gerçekçi olmayan beklentilerinden doÄŸar. ÖrneÄŸin, kısa boylu olduÄŸu halde profesyonel basketbolcu olmak isteyen genç, amacına ulaÅŸamayınca kendini engellenme duygusuna kaptırır.
KiÅŸilik : Bir insanı diÄŸer insanlardan ayırıp kendine özgü kılan bedensel, zihinsel ve ruhsal özelliklerinin bütünüdür. KiÅŸiliÄŸin kökeninde, insanları birbirlerinden ayıran duygu, düÅŸünce ve davranışlardaki benzerlik ve farklılıklar vardır.
Kleptomani (çalma hastalığı) : Hiçbir nesnel gereksinme söz konusu olmadığı halde kiÅŸinin çalma zorunluluÄŸu duyması.
Klinik Psikolojisi : Davranış bozukluklarının tanı (teÅŸhis) ve tedavileri ile ilgilenir. Zeka, kiÅŸilik, akıl saÄŸlığı sorunları olan, bu yüzden çevreye uyum zorluÄŸu çeken insanların tanı ve tedavisi için teknikler geliÅŸtirir.
Klinik Yöntem : Davranış bozukluklarının tanısı (teÅŸhisi) için uygulanan yöntemdir. Bu yöntem genel olarak ÅŸu teknikleri kullanmayı gerektirir.
Kompülsiyon : Davranışlarda ortaya çıkan takıntılardır. ÖrneÄŸin, yoldaki çizgilere, karelere basarak yürümek kompülsif bir davranıştır.
Korelasyon (Bağıntı) : İki deÄŸiÅŸken arasındaki iliÅŸki miktarına korelasyon denir. Üç temel korelasyon biçimi vardır.
Korelasyon Katsayısı : +1, -1, 0 korelasyon katsayıları tam ve mükemmel bağıntının ifadesidir.
Kritisizm (EleÅŸtiricilik) : Kristizm, bilgi teorisine aklı inceleyerek yaklaÅŸmaya çalışır. Bunun için de bilgiyi saÄŸlamada aklın rolünü ve deneyin rolünü ayrı ayrı ele alarak rasyonalizmle empirizmi uzlaÅŸtırmak ister.
Kutsal : KiÅŸilerin, nesnelerin ya da yerlerin yüceleÅŸtirilmesi ve deÄŸerlerinin TanrısallaÅŸtırılmasıdır.
Kültür : İnsanlığın maddi ve manevi anlamda yapıp ettiÄŸi her ÅŸeye kültür denir.
Kültürel Antropoloji : Tarım, hayvancılık türleri gibi kültürel özellikleri; inanç, gelenek, görenek gibi kültürel kalıpları; araç, gereç, sanat ve bilgiler gibi kültürel ürünleri konu edinir.
L
Laik Devlet : Laik devlet yönetiminde dinsel kurum ve kurallar dayanak alınmaz. Devlet, tüm din ve mezheplerin ayin ve ibadetlerinin özgürce yerine getirebilmelerinin güvencesidir.
Laiklik : Toplumsal kurumların iÅŸleyiÅŸ ve düzenlemelerinin dinsel kurallara dayanmadan yapılmasına laiklik denir.
Lavirat : EÅŸi ölen kadının, kocasının kardeÅŸiyle evlenmesidir. Bu evlilik biçiminde kadının kocasından düÅŸen mirası alıp baba evine gitmesi, dul kadına toplumun iyi gözle bakmaması, kadının aileden ayrılması durumunda çocuklardan ayrılması ve kadının aileden ayrılması durumunda ailenin sırlarını dışarıya duyurması kaygıları etken olmuÅŸtur.
M
Maliyet Enflasyonu : Bir malın üretimi sırasındaki girdilerin fiyatların yükselmesi malın fiyatını yükseltir. ÖrneÄŸin, üretim sırasında, hammadde girdilerinin, iÅŸçilik masraflarının artması satış fiyatının artmasına yol açar.
Manizm : DoÄŸaüstü ve gizli güçlerin bazı insanlarda bulunduÄŸuna inanılan din anlayışıdır.
Mantık : DoÄŸru bilgiye ulaÅŸmak için düÅŸünceler arasındaki iliÅŸki ve düzeni yöneten ilke ve yasaları saptayan alan mantık (lojik) tır. Mantık doÄŸru düÅŸünmenin kurallarını koyar, ilkelerini saptar. Bilgi kuramı, bilginin objesi ile uygunluÄŸunu temellendirirken mantığın kural ve ilkelerine dayanır.
Mantık : DoÄŸru düÅŸünmenin kurallarını koyan disiplindir. DoÄŸru düÅŸünme, kendini akıl yürütmede, verilen yargılardan sonuç çıkartmada gösterir. Yargı (önerme) ve akıl yürütme (çıkarım) mantığın temel kavramlarıdır. Yargının dayandığı doÄŸru, bilgi doÄŸrusudur. “Åžu kalem siyahtır.” yargısında, kalemle onun siyah olup olmadığının uygunluÄŸu bilgi doÄŸrusu ile saptanır. Yargılara dayanarak sonuç çıkartmak ise mantık (akıl) doÄŸrusudur.
Materyalizm : Gerçekten var olan maddedir. DüÅŸünce ve ruh maddenin ürünüdür.
Materyalizm : İdealizmin tam tersine düÅŸünceyi (ideayı) maddenin bir sonucu olarak görür. Madde düÅŸünceden bağımsız olarak vardır ve bütün varlıklar maddeden türemiÅŸtir. İlk ÇaÄŸ doÄŸa filozoflarından Demokritos’a göre, evrenin ana maddesi maddi nitelikteki küçük atomlardır. DüÅŸünce ve ruhsal olaylar atomların boÅŸ mekandaki hareketlerinin sonucudur. Epikuros da Demokritos gibi “atom” u evrenin ana maddesi kabul eder. Yeni ÇaÄŸ materyalizminin öncülüÄŸünü Thomas Hobbes yapar. Hobbes, dünyadaki tüm olayları mekanik hareketler çerçevesinde maddi hareketler olarak görür. La Mettrie’ye göre ruhsal faaliyetlerin kaynağı maddi bedendir. İnsan ve hayvan arasında mekanik faaliyetler açısından özde bir fark yoktur. İnsan da hayvan da birer makinedir. İnsan, doÄŸa üstü bir varlık tarafından yaratılmamıştır.
Matrilokal : Aile, kadının evinde kuruluyorsa, bu evlilik biçimi matrilokaldır. Erkek evlilik sonucu kadının evine gelir ya da çocuklar kadının yanında kalırlar. Anaerkil ailede de gördüÄŸümüz gibi ilkel toplumlarda erkek kadının ailesiyle oturmaz ama çocuklar kadının yanında ve sorumluluÄŸundadır.
MazoÅŸizm : Kendine acı verdirerek cinsel doyum saÄŸlama tutkusu ve eylemi olarak kendini gösteren bir cinsel sapıklık (paraphilia) tır. Bir kiÅŸilik bozukluÄŸu olarak da görülür. Freud’a göre kiÅŸinin yıkıcı ya da yok edici eÄŸilimlerini kendi benliÄŸine yöneltmesi.
Meal : Tercümeden biraz daha geniÅŸ olarak yapılan çevirilerdir.
Meditasyon : Beden üzerinde ruhsal denetim saÄŸlayarak gerginlikten ve kaygıdan kurtulmaya meditasyon denir. Meditasyon sırasında kiÅŸi, kasların gerginliÄŸini, solunum gibi bedensel iÅŸlevleri belirli ölçüde denetim altında tutar.
Mekan Algısı : Gözleyenin, belirli bir nesnenin yön, büyüklük, biçim, uzaklık gibi özellikleri üzerine duyu organları yoluyla edindiÄŸi algıya denir.
Mekanik Zeka : Araç, gereç ve makineleri yapıp kullanmada kendini gösterir. Çocukluk yıllarında kendini gösteren bu zeka, bozulan bir oyuncağı tamir ederken, yap-boz türü oyuncaklarla uÄŸraşırken yoÄŸun biçimde kullanılır.
Mekanizm : Evrende her ÅŸey nedensellik ilkesine göre oluÅŸmuÅŸtur.
Metafizik : DoÄŸa üstü konuları ele alan, bunları akıl yoluyla açıklamaya çalışan, evren ve insanla ilgili kanıtlanması ve çürütülmesi mümkün olmayan yorumlar getiren felsefe alanı metafiziktir.
Millet : Belli bir toprak üzerinde yaÅŸayan, ortak tarih ve ülküleri benimseyen insanların oluÅŸturduÄŸu topluma millet denir.
MonarÅŸi : Tek kiÅŸinin hakimiyetine dayanan devlet ÅŸeklidir. Yasama, yürütme ve yargı yetkileri tek kiÅŸide toplanır.
Monogami (tek eÅŸle evlilik) : Bir kadının ya da erkeÄŸin aynı anda tek eÅŸle evlilik yapmasıdır. Dünyada en yaygın görülen evlilik biçimidir.
Monografi : Aile, köy gibi küçük grupların ya da bir örnek olayın tüm deÄŸiÅŸkenleriyle derinlemesine bir ÅŸekilde incelenmesidir.
Monoteizm (Tek tanrıcılık) : Tek ve soyut bir tanrıya inanılan din anlayışıdır. Müslümanlık ve Hıristiyanlık gibi dinler Orta ÇaÄŸ feodal toplumlarında doÄŸup yaygınlaÅŸmıştır.
Moron (Debil-Ahmak) : Zeka bölümü yaklaşık 50 – 69 dolayında olanlardır. Okuma – yazma öÄŸrenebilir, basit matematik iÅŸlemleri yapabilirler. Soyut düÅŸünmenin gerekli olmadığı kolay iÅŸlerle uÄŸraÅŸabilir, basit beceriler geliÅŸtirebilirler. Yaklaşık 10 – 12 yaÅŸlarındaki çocukların davranışlarını gösterirler.
N
Naturizm : DoÄŸal varlıkların ve olayların kutsallaÅŸtığı din anlayışıdır. Tarımın insan yaÅŸamında önem kazanması ile tarımsal üretimi yöneten doÄŸal olaylar kutsallaÅŸmıştır.
Negatif (Olumsuz) Korelasyon : İki değişken arasında biri artarken diğeri azalan ters orantılı bir ilişki varsa korelasyon negatiftir.
Neolokal : Evlilik sonucu kadın ve erkek kendi ailelerinden ayrılarak ayrı bir yerde yeni bir aile kurarlar.
Nevrotik Bozukluklar (Nevrozlar) : KiÅŸiliÄŸin ve uyumun tümünü etkilemeyen, genellikle bunalım ve beden iÅŸlevleri üzerine yakınmalarla kendini belli eden ruhsal kaynaklı hastalıklardır.
Niceleme Mantığı : Önermelerin niceleyicilerini de (her, bazı) sembolleÅŸtirip niceleyicileri de dikkate alarak denetlemeler yapan mantık alanı niceleme mantığıdır. Niceleme mantığına yüklemler mantığı da denir. Yüklemler mantığı önermeleri iç yapıları ile sembolleÅŸtirir.
Nihilizm (Hiççilik) : Nihilizme göre hiçbir varlık gerçekten var deÄŸildir ve varlığı var olan olarak kabul eden görüÅŸlere karşı çıkar. Ancak daha genel bakıldığında nihilizm hiçbir deÄŸer ve kural tanımayan bir görüÅŸtür ve toplumda düzeni saÄŸlayan tüm otoriteleri reddeder. Nihilizm bu biçimiyle siyasal anlamda anarÅŸizme temel oluÅŸturur.
Normal davranış : Belirli doÄŸal ve toplumsal ortamlarda, dıştan ve içten gelen belirli ÅŸiddet ve süredeki uyaranlara, insanın alışılagelen, düzgün, doÄŸru, kurala uygun biçimde cevap verilmesi, tepki göstermesidir.
Nötr Korelasyon : İki deÄŸiÅŸken arasında hiçbir iliÅŸki olmamasıdır.
Nüfus Baskısı : Geçim kaynaklarının insanca yaÅŸatacağı nüfusun üzerinde nüfus sayısına sahip olan ülkelerde nüfus baskısı yaÅŸanır. Nüfus baskısı genelde nüfus patlaması sonucu yaÅŸanır.
Nüfus BileÅŸimi : Nüfusun yaÅŸa, cinsiyete, eÄŸitim durumuna, sınıfsal konumuna göre oransal dağılımına nüfus bileÅŸimi denir. Nüfus bileÅŸimi toplumsal yaÅŸamın anlaşılmasında önemli bir veri olarak deÄŸerlendirilir.
Nüfus HareketliliÄŸi : Bir toplumda nüfusun tümünün ya da bir kısmının ekonomik, siyasal, kültürel ve coÄŸrafi nedenlerle bir yerden bir yere göç etmesidir. Nüfus hareketliliÄŸi sosyolojik olarak iç göçler ve dış göçler biçiminde yaÅŸanır.
Nüfus Patlaması : Bir toplumda beslenme, barınma ve saÄŸlık sorunlarının çözülmesi sonucu çocuk ölüm oranlarının düÅŸmesi ve ortalama ömrün uzaması nedeniyle nüfusun beklenenden fazla artmasına nüfus patlaması denir.
Nüfus YetersizliÄŸi : Ülkede var olan ekonomik ve doÄŸal kaynakları iÅŸletecek kadar nüfus bulunmaması nüfus yetersizliÄŸine yol açar. Nüfus yetersizliÄŸi yaÅŸayan ülkeler doÄŸurganlığı teÅŸvik ederek ve baÅŸka ülkelerden nüfus ithal ederek bu olumsuzluÄŸa çözüm ararlar.
O
Obsesyon : DüÅŸüncede ortaya çıkan takıntılardır. ÖrneÄŸin, bir annenin sürekli çocuÄŸunun başına kötü ÅŸeylerin geleceÄŸini düÅŸünmesi obsesyondur.
OligarÅŸi : Hakimiyetin bir gruba veya bir sınıfa ait olduÄŸu devlet yönetim ÅŸekli.
Olumlu Transfer (pozitif transfer) : Önceki örenilenlerin yeni öÄŸrenmeyi olumlu yönde etkilemesidir. ÖrneÄŸin, bir otomobili kullanmayı öÄŸrenen bir kiÅŸi baÅŸka otomobilleri de kullanabilir.
Olumsuz Transfer (negatif transfer) : Önceki öÄŸrenilenlerin yeni öÄŸrenmeleri olumsuz yönde etkilemesidir. ÖrneÄŸin daha önceden öÄŸrenilmiÅŸ yanlış yabancı dil bilgileri, konuyla ilgili öÄŸrenmeleri zorlaÅŸtırır.
Ontoloji : Varlıkla ilgili sorunların tartışıldığı metafizik alanı ontolojidir.
Otodeterminizm : Determinizm ve indeterminizm arasında uzlaÅŸma saÄŸlamaya çalışan görüÅŸtür. Kant’ta ifadesini bulan bu görüÅŸe göre, insan kendi iradesi ile ahlak yasalarını özgürce belirler. Bu nedenle ahlak yasaları insanın dışında konulan ve uyulması istenen yasalar deÄŸildir. İnsan, kendi özgür iradesiyle belirlediÄŸi genel geçer ahlak yasalarına yine kendisi uyar.
Otokratik Devlet : Yasama, yürütme, yargı güçlerini kiÅŸi ya da kiÅŸiler kullanır. Otokratik devlette yönetici ya da yöneticiler kararları yukardan alırlar ve halka dayatırlar. Halkın yönetime katılma yetkisi ve hakkı yoktur.
Ö
ÖÄŸretim : Belli bir amaca ulaÅŸabilmek için önceden tespit edilen bilgilerin kiÅŸiye kazandırılmasına öÄŸretim denir.
Önerme : Yargı bildiren deyiÅŸlere önerme denir. Yargı ise iki fikir arasında iliÅŸki kurmaktır. Önerme doÄŸru ya da yanlış gibi bir doÄŸruluk deÄŸerine sahip olmalıdır.
Ön Hazırlık : Gözlemlerle ve yapılan ön araÅŸtırmalarla konuyu tanımak ve betimlemektir.
P
Panteizm (Tüm tanrıcılık) : Panteizm, Tanrı ve evreni bir gören, özdeÅŸ gören anlayıştır. Bu görüÅŸ, Tanrı’yı doÄŸanın dışında düÅŸünmez.
Para : Mal ve hizmetlerin fiyatını belirleyen deÄŸiÅŸim aracı ve deÄŸer ölçüsü olarak kullanılan kıymetli kağıt ya da madenlere para denir.
Paranoya : Bu tür düÅŸünce bozukluÄŸu gösterenlerde büyüklük, üstünlük, zenginlik, aÅŸk, icat, keÅŸif, düÅŸmanlık, kıskançlık gibi konularda gerçekle iliÅŸkisi olmayan düÅŸünceler vardır. Hasta, halüsinasyon görmez ancak; büyüklük, kötülük görme, aşık olma gibi hayaller görür.
Parlamento : Halkın oyu ile seçilen ve yasam gücünü kullanan milletvekillerinin oluÅŸturduÄŸu meclistir. Parlamentonun temel görevi yasa yapmak, yasa deÄŸiÅŸtirmek, iÅŸlevini yitiren yasaları yürürlükten kaldırmaktır. Bunun yanı sıra parlamento, hükümetleri oluÅŸturur ve çalışmalarını denetler, yaptığı bütçe ile devletin parasını harcama yetkisini hükümete verir.
Patrilokal : Evlilik sonucu kadın erkeğin evine gelir ve aile erkeğin evinde kurulur.
Peygamber : Tanrı’nın, buyruklarını insanlara iletmek üzere seçtiÄŸi kiÅŸidir.
Poligami (çok eÅŸle evlilik) : Bir erkeÄŸin birden çok kadınla ya da bir kadının birden çok eÅŸle aynı anda evli olmasıdır.
Politeizm (Çok tanrıcılık) : Farklı dinlere inanan grupların bir arada yaÅŸaması sonucu oluÅŸan tüm toplumsal gruplarda site devletlerinde ağırlıklı olarak görülür.
Pozitif (Olumlu) Korelasyon : İki değişken arasında birlikte artan ya da birlikte azalan doğru orantılı bir ilişki varsa korelasyon pozitiftir.
Pozitivizm (Olguculuk) : DoÄŸa bilimlerinin hızlı bir biçimde geliÅŸtiÄŸi 19. yüzyılda doÄŸmuÅŸtur. Felsefi sistemler yaÅŸadıkları çağın özelliklerinden etkilenerek biçimlenir. Pozitivizm de 19. yüzyıla damgasını vuran doÄŸa bilimlerinden etkilenerek doÄŸmuÅŸtur. Pozitivizm ancak duyu verilerine ve deneye dayanan olgusal dünyanın bilinebileceÄŸini ve bu bilgiye de bilim aracılığı ile ulaşılabileceÄŸini savunur.
Pragmatizm (Faydacılık) : Bilgiye fayda açısından yaklaÅŸan pragmatizm bir yaÅŸam felsefesidir. Amerika BirleÅŸik Devletleri’nde doÄŸan bu akım, felsefi bir akım olmanın ötesinde geniÅŸ halk kitlelerinin yaÅŸam biçimine dönüÅŸmüÅŸtür. Temeli İlkçaÄŸ filozoflarından sofistlere kadar inen pragmatizm bilgiyi faydaya dayandırır. Pragmatizme göre, ne ki faydalıdır o bilgidir, ne ki bilgidir o faydalıdır.
Problem Çözme : Birçok durumda düÅŸünme, problem çözmeye yöneliktir. KiÅŸinin bir amaca, hedefe ulaÅŸmaya çalışırken bir engellemeyle karşılaÅŸmasına ya da karşılaÅŸtığı zorluÄŸu aÅŸamamasına problem denir. Problem çözümüne yönelik olarak düÅŸünmenin olabilmesi için öncelikle karşılaşılan engelleme durumunun kiÅŸi tarafından problem olarak algılanması gerekir.
Psikoloji : İnsanların duyumsal (görme, tad alma, vb.) duygusal, davranışsal, biliÅŸsel (zihinsel) özelliklerini inceler. BaÅŸka bir deyiÅŸle psikoloji insan doÄŸasını inceleyen bir bilimdir.
Psikoloji İllüzyon : Ortamdaki uyarıcının bireyin kaygı ve korkularına baÄŸlı olarak yanlış algılanmasıdır.
Psikometrik Psikoloji : Psikolojinin sonuçlarını testler, anketler aracılığı ile sayısallaÅŸtırmak, psikolojide kullanılmak üzere ölçüm araçlarının geliÅŸtirilmesini saÄŸlamak, böylece psikolojinin sonuçlarını daha somut, açık, kısa bir biçimde ifade etmek, psikometrinin konusuna girer.
R
Rasyonalizm (Akılcılık) : Rasyonalizme göre, zorunlu, kesin ve genel geçer bilgilere ancak akılla ulaşılır. O halde doÄŸru bilginin kaynağı akıldır. Duyu organlarının verileri geçici ve doÄŸruluÄŸu kesin olmayan bilgilerdir ve bu verilere güvenilemez. Felsefe evreni ve insanı kavrarken aklı kullanarak doÄŸru bilgilere ulaÅŸabilir.
Realizm (Gerçekçilik) : Varlık vardır anlayışı realizmdir. Realizm varlığın insan bilincinin dışında, insan bilincinden bağımsız olarak var olduÄŸunu savunur. Realizmle ilgili bir baÅŸka tartışma konusu da varlığın ne olduÄŸu problemidir.
Refleks : Dıştan gelen uyarıcılar karşısında aniden gösterilen istem dışı tepkilere refleks denir.
Rehberlik ve Danışmanlık Psikolojisi : Normal yaÅŸamda karşılaşılan sorun ve sıkıntıları, çevreye uyum güçlüklerini ele alan psikoloji dalı rehberlik ve danışmanlık psikolojisidir. Klinik psikoloji akıl hastalığı düzeyindeki davranış bozukluklarını inceler. Rehberlik ve danışma psikolojisi klinik psikolojisinden farklı olarak normal sınırlar içinde kalan sorunları ele alır.
Rekabet (Yarışma) : Piyasaya aynı malı süren firmaların mücadelesidir.
Revalüasyon : Bir devletin ulusal parasının yabancı paralar ve altın karşısında deÄŸer kazanmasıdır.
Rüya : Uykuda görülen görsel imgelerdir.