Nüfusun Dağılışını Etkileyen Faktörler Nelerdir ?

Ders : CoÄŸrafya
Ödev: Nüfusun Dağılışını Etkileyen Faktörler Nelerdir ?

NÜFUSUN DAÄžILIÅžINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Nüfusun dağılışıyla ilgili faktörleri iki grupta toplamak mümkündür: (1) DoÄŸal çevrenin verimi ve yerleÅŸmeye uygunluÄŸu ile iliÅŸkili faktörler: İklim, su kaynaklan, toprak, yüzey ÅŸekli ve maden zenginlikleri; (2)BeÅŸeri faktörler. İnsanların coÄŸrafi çevreye uyum saÄŸlama yetenekleriyle ilgili faktörler, top*lumsal ve ekonomik örgütlenme, teknolojik durum, coÄŸrafi konum, tarihsel faktörler. BeÅŸeri faktörleri bazı araÅŸtırıcıların "tarihsel faktörler" adı altında da topladıklarına rastlanmaktadır.
DoÄŸal çevre faktörleri: Bunlar arasında nüfus dağılışını açık bir seçik etkileyen iki faktör iklim ve yüzey ÅŸekilleri- dikkati çekmektedir. Dünya nüfusunun yaklaşık olarak onda dokuzunun ova ve benzeri düzlüklerde yaÅŸayabilinmektedir. DiÄŸer yandan, yeryüzü karalarının kabaca dörtte biri de yüksek sıcaklık ve az ya da düzensiz yağış koÅŸullarının bir arada neden olduÄŸu kuraklık yüzünden seyrek olarak nüfuslanmıştır.
Fiziki coÄŸrafya koÅŸullarının, yeryüzünde nüfusun dağılış ve büyüklüÄŸü*nün ÅŸekillenmesinde genelde egemen olduÄŸu kesindir. Bununla birlikte, çev*reci determinist görüÅŸün en güçlü savunucularının da kabul ettiÄŸi gibi, çevre elemanlarının (iklim, yer ÅŸekilleri, su, toprak, madenler, bitki örtüsü) ne tek ne de bütün olarak ve birbirleriyle uyum halinde nüfus sayısını ya da öteki demografik özellikleri kesin olarak belirlemediÄŸi de açıktır. Aslında dünya nüfus dağılışıyla iliÅŸkili olarak belirtilmesi gereken belki de en önemli özel*lik, söz konusu dağılışın kolay açıklanamadığıdır. Nüfusun yoÄŸun olduÄŸu alanlarla seyrek olduÄŸu alanlar arasında açık çeliÅŸkiler vardır. Merkezi ve Batı Avrupa'da ılıman iklim koÅŸullarının yer aldığı kesimlerde tarım dışı ekonomik faaliyetlere baÄŸlı yoÄŸun nüfus topluluklarını deÄŸiÅŸik tarım sistem*lerinin uygulandığı yerlerde de görmek mümkündür. ÖrneÄŸin geçim türü ta*rım faaliyetlerinin geniÅŸ çapta egemen olduÄŸu Çin ve Hindistan'da olduÄŸu gibi, tarım faaliyetlerinin ileri bir teknikle entansif olarak yapıldığı Batı Av*rupa ülkelerinde de yoÄŸun nüfus toplulukları vardır. Her ne kadar topograf*ya, doÄŸal bitki örtüsünün çeÅŸitliliÄŸinin belirginleÅŸtirdiÄŸi toprak cinsi ve baÅŸka fiziksel elemanlar yerleÅŸme koÅŸullarında bölgesel ve yerel farklılıklar yaratı*yorsa da, yeryüzünde yerleÅŸme potansiyelini gösteren bir harita yapmak, kuÅŸkusuz, hem güçtür hem de Pierre George’un l959) sözleriyle "biraz key*fi bir iÅŸ olur". Aslında böyle bir harita gerçek nüfus dağılışı-yerleÅŸme harita*sından çok farklı olacaktır. YerleÅŸmeye elveriÅŸli alanlar içinde nüfusun dağı*lışı, yerleÅŸmeye elveriÅŸsizlik özelliÄŸiyle gerçek yerleÅŸme arasındaki gözle görünür zıtlıklarıyla ve eÅŸitsizlikleriyle ÅŸaşırtıcıdır. Yeryüzünde nüfusun yer*leÅŸmesi sürekli deÄŸildir ve yerleÅŸme açısından düÅŸük potansiyelli ya da po*tansiyel olmayan bölgelerin yarattığı nispi boÅŸluklarla ayrılmış yoÄŸun nüfus*lu bölgelerden oluÅŸur.
İnsanın özellikleriyle çevresel faktörler arasında dünya çapında bazı iliÅŸ*kiler olduÄŸu hâlâ kabul edilmekle birlikte, yakın zamanlarda, insanın özellik*lerinin daha çok kültürel faktörlerle ÅŸekillendiÄŸi görüÅŸü güçlenmiÅŸtir. KuÅŸku*suz, insanların yeryüzündeki dağılışını kısıtlayan bir faktör olarak iklim baÅŸ*ta gelir. İnsan fizyonomisi dikkat çeker derecede fiziki çevreye uyum saÄŸla*yabilecek yapıdadır. Daha M.S.1500 yıllarında bile. yani insanın çevreye uyum saÄŸlamak için birçok yeni teknik geliÅŸtirmeye baÅŸladığı ve yeni yeni ekonomik devrimlerin meydana geldiÄŸi devrede bile. insanın "ekümen"ı ya da "yerleÅŸilebilir dünyası" ÅŸaşılacak derecede geniÅŸti ve büyük kısmı da ÅŸu yi da bu devrede ilkel grupların herhangi biri tarafından kullanılmıştı Gerçekten de, en dağınık biçimde de olsa, yüzeyin çok dik, drenajın kötü olduÄŸu ya da çok kurak yerler dışında kalan, buzla kaplı olmayan her alan yerleÅŸmiÅŸ durumdaydı. Aslında o zamanlardan beri yerleÅŸmelerin yayılma alanlarında çok az geniÅŸleme olmuÅŸtur: Grönland kıyıları, Avrupa'da Alpler Kaliforniya ve Avustralya'nın kurak kesimleri gibi alanlarda devamlı yerleÅŸmenin sınırları geniÅŸlemiÅŸ; Åžili'nin kuzeyi, Alaska, Büyük Sahra'nın bazı kısımları ve Basra Körfezi'nin kurak kıyı kesimleri gibi yaÅŸanması güç yerlerde madencilik faaliyetleri yüzünden yerleÅŸmeler kurulmuÅŸtur. Ekümemn geniÅŸ*lemesini saÄŸlayan insanların Izyolojik yapılarındaki esneklik deniz seviye sinden 5000 m'ye kadar olan alanlarda yaÅŸayabilmesine de olanak saÄŸlamak*tadır. İnsanlar için en acil fizyolojik ihtiyaç oksijen olduÄŸundan, daha üst sı*nırlarda, kısa süreli bile olsa, yaÅŸayabilmek için özel bir eÄŸitim ve oksijen tak*viyesi gereklidir.
İnsan yaÅŸamı için diÄŸer ihtiyaç yeterli derecede sıcaklıktır. Giyim ve barı*nak olmaksızın insan -5°C'de bir süre kaldığında ölür. Oldukça yüksek sı*caklıklara kısa bir süre dayanabilirse de, 40°C ve daha yüksek sıcaklık biraz uzun sürerse -nemlilik, rüzgâr ve gölgeye baÄŸlı olarak- yine ölümle karşı karşıya kalınır. En uygun sıcaklıklar 10°C ile 30°C arasıdır. Kritik bir derece olan -50°C orta ve yukarı enlemler ile yüksek seviyelerde gerçekleÅŸir. Gün ortası sıcaklığı ve yoÄŸun güneÅŸ, birçok subtropikal alanda insanın dayanabileceÄŸinin ötesindedir. Bununla birlikte, yaÅŸama izin vermeyen sıcaklıklar dünyanın buzla kaplı olmayan hemen her yerinde bütün yıl boyunca vuku bulmazlar. YaÅŸamını sürdürmek için acil ihtiyaçları arasında içilebilir su ve gıda maddeleri de bulunmakla birlikte, insanın beslenme bakımından büyük bir dayanıklılığı vardır ve mutlak çöller dışında, insan, hemen her yerde da*yanabilmektedir.
Buzullar, yürüyen kumullar, bazı bataklık türleri ve çok kayalık yüzeyler vb. araziler, özellikle teknik olanaklardan yoksun insanlar için yaÅŸanılamayacak ortamlar olabilirler. Fakat bu yeryüzünün yalnızca küçük bir kısmı için söz konusudur. Ancak, buralar da bazı yeni tür faaliyetlerin (turizm ve rekreasyon) geliÅŸmesine ortam oluÅŸturabilmektedirler. Nüfus dağılışı üzerin*de toprak türlerinin de etkisi olduÄŸu öteden beri dikkati çekmiÅŸtir. Alüviyal topraklar ve delta toprakları genellikle tarım faaliyetlerine çok uygun olduk*ları için yoÄŸun nüfus toplanmalarına sahne olurken, tarıma az elveriÅŸli olan podzol ve lateritlerin bulunduÄŸu alanlar genellikle seyrek nüfusludurlar. An*cak, tarımsal teknolojideki geliÅŸmeler, tarım-fiziksel koÅŸullar iliÅŸkisinde ta*rım lehine deÄŸiÅŸikliklere yol açmaktadırlar.
Dünya nüfus dağılışı, birçok yerde maden ve enerji kaynaklarının lokasyonundan da büyük ölçüde etkilenmektedir. ÖrneÄŸin Batı Avrupa'nın nüfus dağılışı haritası, madun kömürü havzaları ve buna baÄŸlı sanayi faaliyetinin yarattığı nüfus toplanma alanlarının dağılışını da yansıtmaktadır. Bir-k durumda bu eski madencilik merkezleri km:'de 1000 kiÅŸinin üzerinde yoÄŸunluklara sahiptir. Güney Afrika'nın Rand kesimi, Amerika BirleÅŸik Devletleri'nin AppalaÅŸ kömür havzaları, Ukrayna'nın Doneç Havzası ve baÅŸ-ı. birçok alan yerel maden yataklarının iÅŸletilmesiyle baÄŸlantılı nüfus top*lanma alanlarına örneklerdir. Kuzey Kanada ve Avustralya'nın iç kesimleri gibi yerlerde madenlerin bulunuÅŸu ekümenin sınırlarının çok ötesinde, küçük de olsa, yerleÅŸme yerlerinin oluÅŸmasına yol açmıştır. Ancak, bu etki pazarın talebi, sermaye, iÅŸgücünün elde edilebilirliÄŸi, ulaşım, üretim maliyeti gibi birbirine baÄŸlı bir dizi faktöre dayandığından, söz konusu yerleÅŸmelerin var*oluÅŸları da bu faktörler tarafından belirlenecektir. Yukarıda özetlenen fizik*sel etkilerin, bu bakımdan, söz konusu alanın ekonomik, toplumsal ve siyasal koÅŸullarıyla iliÅŸkili olarak deÄŸerlendirilmesi gerekir.
(2)BeÅŸeri Faktörler: Büyük sanayi ve iliÅŸkili ekonomik faaliyetler ortaya çıkana kadar iklim ve diÄŸer fiziki coÄŸrafya koÅŸullarının etkisi altındaki tarım faaliyetleri nüfus dağılışının sınırlarını çiziyordu. Böylece, belirli bir alanda*ki nüfus dağılışını etkileyen beÅŸeri faktörlerin başında o alandaki ekonomik faaliyetin türü ve ölçeÄŸinin geldiÄŸi söylenebilir. Teknolojik ve ekonomik ilerlemelerle birlikte, ekonomik faaliyetin türü ve ölçeÄŸi nüfus yoÄŸunluk ve dağılışının zaman içindeki deÄŸiÅŸiminin de sorumlusu olmuÅŸtur. Sanayi Dev*rimi öncesinde oldukça düzenli dağılmış olan tarımsal nüfus, sanayileÅŸmeyle birlikte kömür havzaları, enerji kaynakları, ulaşım, haberleÅŸme hatları ve li*manlar tarafından kendilerine çekilmiÅŸtir. Sanayi Devrimiyle, yüzyıllar bo*yunca oluÅŸmuÅŸ nüfus kalıbının yerini yoÄŸun nüfus toplanmalarının yarattığı bir dağılış kalıbı alınıştır. Ekonomik faaliyetlerin daha da farklılaÅŸması ve gittikçe karmaşıklaÅŸmasının nüfus dağılışını da daha düzensizleÅŸtirdiÄŸi ve eÅŸitsizleÅŸtirdiÄŸini söylemek doÄŸru olacaktır.
Nüfus dağılışı üzerinde insanla ilgili faktörlerden göçlerin de büyük etkisi olduÄŸu daha önce belirtilmiÅŸti. Özellikle kitlesel büyüklükte uluslararası göç*ler ve ülkelerin içinde gerçekleÅŸen iç göçler bazen nüfusun yeniden dağılışı*na kadar götürebilmektedir. Tarihsel süreçler de, göçler gibi, nüfus dağılışı*nın oluÅŸmasında etkilidirler. Yeni yerleÅŸme alanlarında yerleÅŸme tarihi nüfus dağılışının bugünkü durumunu belirlemiÅŸtir. ÖrneÄŸin Avustralya'da yerleÅŸ*menin dünyanın diÄŸer yerlerine göre yeni oluÅŸu, nüfusun birikerek yoÄŸunlaÅŸ*masına (yoÄŸunluk km2'de yalnızca 2.3'dür) ve ülkede nispeten düzenli bir ka*lıp oluÅŸabilmesine olanak saÄŸlamamıştır. Buna karşılık, Hindistan'daki yük*sek nüfus yoÄŸunluÄŸu, burasının uzun bir uygarlık geçmiÅŸine sahip ve binler*ce yıldır kullanılan bir alan olmasının da kısmen bir sonucudur. Ancak, uzun yerleÅŸme tarihinin mutlaka yüksek nüfus yoÄŸunluklarına sahip olunacağı an*lamına gelmediÄŸini de vurgulamak gerekir. GeçmiÅŸte dünyanın yoÄŸun nüfuslu zengin olan bazı kesimlerinin ÅŸimdi çok seyrek nüfuslu alanlar oldukları da gözlemlenmektedir: Kuzey Afrika’nın bazı kısımları Mezopotamya ve Yukatan Yarımadası ve DoÄŸu Sirilanka bunlara birkaç örnektir.

CoÄŸrafyada Enler

CoÄŸrafyada Enler

TÜRKİYE’DE

CoÄŸrafyada Enler

TÜRKİYE’DE

Ç.kale ve İstanbul boÄŸazları dördüncü zamanda oluÅŸmuÅŸtur.

Lüle taşının çıkarıldığı tek ilimiz EskiÅŸehir’dir.

Türkiye’de en fazla elma İç Anadolu’da üretilir.

Türkiye’nin en az ormana sahip bölgesi G.D. Anadolu Bölgesi’dir.

İç Anadolu Bölgesi’nin en yüksek yeri Erciyes Dağı’dır.

Ege Bölgesi’nde en uzun kıyıya sahip ilimiz MuÄŸla’dır.

Karadeniz’in en yüksek dağı Kaçkar Dağı’dır.

TaÅŸkömürü ilk defa Zonguldak’ta çıkarılmıştır.

Türkiye’de petrol arama çalışmaları ilk defa İskenderun’da yapılmıştır.

Türkiye’nin en zengin boksit yatakları SeydiÅŸehir’de bulunur.

Türkiye’de heyelan en çok kış mevsiminde görülür.

Türkiye’nin doÄŸusu ile batısı arasında 76 dakikalık zaman farkı vardır.

Türkiye’nin çay yetiÅŸtirilen tek yöresi D.Karadeniz’dir.

Türkiye’nin ilk turistik yerleÅŸim yeri ÇeÅŸme’dir.Kümes hayvancılığı en çok Marmara Bölgesinde geliÅŸmiÅŸtir.

Türkiye’nin en doÄŸu ucunda IÄŸdır ili bulunur.

Ulaşım yapılabilinen tek akarsuyumuz Bartın Çayı’dır.

Ülkemizde ilk dokuma fabrikası Nazilli’de açılmıştır.

Ülkemizde ilk ÅŸeker fabrikası UÅŸak’ta açılmıştır.

Ülkemizde ilk demir-çelik fabrikası Karabük’te açılmıştır.

Ülkemizde ipek böcekçiliÄŸi en fazla Marmara Bölgesi’nde yapılır.

Türkiye’nin en fazla kara sınırı Suriye ile(877),en az kara sınırı ise Nahçıvan iledir(10)

Ülkemizin en büyük gölü Van Gölü’dür.

Ülkemizde 15 adet büyük ÅŸehir,38.000′de köy mevcuttur.

Türkiye’de rüzgârın en etkili olduÄŸu yer İç Anadolu’dur.

Türkiye’nin en az göç veren bölgesi Marmara Bölgesidir.

Türkiye’nin en uzun akarsuyu, Kızılırmak’tır.
Last Updated ( Saturday, 04 November 2006 )

DÜNYADA

Avrupa’nın en uzun nehri Volga’dır.

Deniz seviyesinden en alçak akarsu Åžeria Irmağı’dır.

Türk devletleri arasında altının en fazla çıkarıldığı yer Özbekistan’dır.

Dünyamıza en yakın gezegen Mars’tır.(en yakın gök cismi ise aydır)

En büyük gezegen Jüpiter’dir.

Dünya’nın en az yağış alan kıtası Avustralya’dır.

Dünya’nın en tuzlu denizi Lut Gölü’dür.

Dünya’nın en küçük adası Antarktika’dır.

Dünya’nın en derin gölü Baykal Gölü’dür.

Balkanların en büyük gölü İşkodra’dır.

DoÄŸada en çok bulunan element silisyumdur.

Deniz yüzeyinden derinliÄŸi en fazla olan göl ise Lut Gölü’dür.

Dünya’nın en yüksek gölü Titicaca Gölü’dür.

YerleÅŸik hayatın mümkün olmadığı tek kıta Antarktika’dır.

Dünya’nın en büyük göldenizi Hazar Gölü’dür.

GüneÅŸe en uzak gezegen Pluton’dur.

Dünya üzerinde çizgisel hızın en fazla olduÄŸu yer Ekvator’dur.

Dünyamıza en yakın gök cismi Ay’dır.

Dünya kalay üretiminde Malezya ilk sırada yer alır.

Kayısı, fındık, çay üretiminde ülkemiz ilk sırada yer alır.

Dünya bor rezervlerin %70′i ülkemizde yer alır.

Dünya’nın en sıcak yeri deÅŸ-ti Lut Çöl’ünde ölçülmüÅŸtür.

Dünyanın en büyük adası Okyanusya Adası’dır.

Dünyanın en büyük akarsuyu, Amazondur.

Dünyanın en uzun akarsuyu, Missisippi’dir.

Dünyanın en büyük krater gölü, Issık Gölü’dür.(Kırgızistan)

Dünyanın en tuzlu denizi Kızıldeniz’dir.

Dünyanın ilk haritası ünlü Türk denizci Piri Reis tarafından çizilmiÅŸtir.

En derin okyanus çukuru Guam Çukuru’dur

GümüÅŸ en çok Meksika’da üretilir.

Kıyılarımıza en yakın ada Midilli Adası’dır.

GüneÅŸ sistemindeki en sıcak gezegen Venüs’tür.

Dünyada rakımı en düÅŸük yer Lud Gölü’dür.

Dürbünü ilk yapan Galile’dir.

Türkiye dışında Türk bayrağının dalgalandığı tek kale Caber Kalesi’dir.

İlk petrol üreten kuyu ABD’nin Pensilvanya eyaletinde 1859 yılında Edwin Drake tarafından kurulmuÅŸtur.

Okyanuslar büyükten küçüÄŸe ÅŸöyle sıralanır: B.Okyanus(Pasifik),Atlas Okyanus’u, Hint Okyanusu…

Dünyanın yüzölçümü 510 milyon kilometre karedir.

361milyon kilometre karesi, denizlerle,

149 milyon kilometre karesi karalarla kaplıdır.

YerkabuÄŸunun en yüksek noktası Himalaya DaÄŸları’nın üstündeki Everest Tepesi’dir.

Karalar üzerindeki en derin yer, Filistin’deki Gor Çukuru’dur.

Yeryüzünün %71′i deniz,%29′u kara (K.Y.K.%39 kara,%61 deniz G.Y. K.%19 kara,%81 deniz) ile kaplıdır.

Kıtaların büyükten küçüÄŸe sıralanışı ÅŸöyledir: Asya, Afrika, K.Amerika, G.Amerika, Antartika Avrupa Avustralya

Ortalama yükseltisi en fazla olan kıta Asya’dır.

İlkel yaşam paleozoik zamanda başlamıştır.

Zonguldak kömür yatakları birinci zamanda oluÅŸmuÅŸtur.

İkinci zamanda kıtalar birbirilerinden ayrılmıştır.

Yüksek daÄŸlar üçüncü zamanda oluÅŸmuÅŸtur.

Alp SıradaÄŸları, Ege Denizi üçüncü zamanda oluÅŸmuÅŸtur.

Dünya’da ilk baraj Sebe Devleti tarafından yaptırılmıştır.(Yemen)

YEREL SAAT HESAPLAMALARI,ORTAK SAAT,SAAT DİLİMLERİ

 

YEREL SAAT:

 

Herhangi bir yerde, GüneÅŸ’in en tepede olduÄŸu ana ya da gölge boyunun en kısa olduÄŸu ana öÄŸle vakti denir. ÖÄŸle vakti gün ortasıdır ve saat 12.00 olarak kabul edilir. Buna göre ayarlanan saat dilimine yerel saat denir.

 

Yerel saat farkları, meridyenlerden faydalanılarak hesaplanabilir.

 

 Yerel saat hesaplarını yapabilmek için ÅŸunları öÄŸrenmek de fayda vardır:

 

Aynı meridyen üzerinde bulunan bütün noktaların öÄŸle vakitleri aynı anda olur ve yerel saatleri birbirine eÅŸittir.

 

Aynı meridyen üzerinde bulunan noktaların yerel saatleri birbirine eÅŸit olmasına raÄŸmen (21 Mart ve 23 Eylül tarihleri hariç) GüneÅŸ’in doÄŸma ve batma saatleri farklıdır. Bunun nedeni, Dünya ekseninin 23° 27' eÄŸik olmasıdır.

                   

 

ORTAK SAAT (ULUSAL SAAT):

 

Çalışma hayatında, yerel saatlerin hepsini kullanmak mümkün deÄŸildir. Ticari ve ekonomik iliÅŸkilerin kolaylaÅŸtırılması, haberleÅŸme ve ulaşım hizmetlerinin hızlı ve düzenli bir ÅŸekilde yapılabilmesi için, yerel saatten farklı olarak, ortak saat ya da ulusal saat uygulamasına ihtiyaç duyulmuÅŸtur. Bu nedenle her ülkenin, kendisine en uygun meridyenin yerel saatini bütün ülke sınırlarında geçerli hale getirmesiyle oluÅŸan saate ortak saat adı verilmektedir.

 

DoÄŸu - batı doÄŸrultusunda geniÅŸ olan ülkeler (A.B.D, Kanada, Çin, vb.) aynı anda birden çok ortak saat kullanırlar. Ancak doÄŸu - batı yönünde dar olan ülkeler (Türkiye, İtalya, Bulgaristan, İspanya, vb.) ise aynı anda tek ortak saat kullanırlar.

 

Türkiye’de, 1978 yılına kadar, 2. saat diliminde yer alan 30° DoÄŸu meridyeninin yerel saati ortak saat olarak kullanılmıştır. 1978 yılından sonra, güneÅŸ ışınlarından daha fazla yararlanarak enerji tasarrufu saÄŸlamak amacıyla, ileri ve geri saat uygulamasına geçilmiÅŸtir.

 

Åžöyle ki;

 

• Yaz döneminde 3. saat dilimine giren 45° DoÄŸu meridyeninin yerel saati esas alınarak ileri saat uygulamasına geçilmiÅŸtir.

 

• Kış döneminde ise 2. saat dilimine giren 30° DoÄŸu meridyeninin yerel saati esas alınarak

   

 

SAAT DİLİMLERİ (ULUSLARARASI SAAT)

 

Bilim ve tekniÄŸin hızla geliÅŸmesiyle ülkeler arası ekonomik ve siyasi iliÅŸkilerin artması, buna baÄŸlı olarak iletiÅŸimin hızlı olması uluslararası saatin doÄŸmasına yol açmıştır. Bu sebeple saat dilimleri oluÅŸturulmuÅŸtur. Dünya üzerinde 24 saat dilimi vardır.

 

Saat dilimi hesaplamalarında yaz ayları (temmuz ,aÄŸustos,haziran)ibaresi geçiyor ise Türkiye için 3 doÄŸu saat dilimi(45 doÄŸu Meridyeni)böyle bir ifade geçmiyor ise 2 doÄŸu saat dilimi (30 doÄŸu meridyeni)kullanılır.Her saat dilimi arası 15 meridyen vardır ve dolayısıyla 4X15 :60 dk saat dilimleri arası zaman farkı vardır....

Coğrafya Atlası Programı indir...

ArkadaÅŸlar Türkiye'nin fiziki, beÅŸeri özelliklerini gösteren ayrıca içinde Dünya haritasını da barındıran güzel bir program.
Buradan indirebilirsiniz...

Alıntıdır..

12.sınıf coğrafya kitabı değerlendirme soruları (sayfa 20) lise

Soru-1-Sera etkisi nedir.Açıklayınız?

Atmosferdeki gazların gelen güneÅŸ ışınımına karşı geçirgen, buna karşılık geri salınan uzun dalgalı yer ışınımına karşı çok daha az geçirgen olması nedeniyle Yerküre’nin beklenenden daha fazla ısınmasını saÄŸlayan ve ısı dengesini düzenleyen bu doÄŸal süreç sera etkisi olarak adlandırılmaktadır.Dünyamızı ıs tmak için gelen ışınların yüzeye çarptıktan sonra  tekrar uzaya yansımasını engelleyen ve bu engelleme sonucu sıcaklıkların artmasına sera etkisi deriz.Sere etkisi oluÅŸturan gazlar su buharı olmak üzere karbondioksit, metan, diazot monoksit, ozon ve aerosollerdir.

 

Soru-2-Sumatra ‘nın  Tuba Dağı’nda 73 bin yıl önce meydana gelen volkanizmanın sonuçları nelerdir?

Buz kayıtları, Sumatra'daki Toba yanardağının 74 000 yıl önceki patlamasının 3-5°C'lik bir küresel soÄŸumaya yol açtığını gösteriyor. Sıradan yanardaÄŸ etkinliklerinin bile iklim üzerinde etkileri olabiliyor. Endonezya'daki Toba yanardağı 1815'te patladığında birkaç yıl boyunca Dünya'da yüzey sıcaklığı bir derece kadar düÅŸmüÅŸtü.Günümüzden yaklaşık 74,000 yıl önce Toba yanardağının patlaması ve tüm bölgeye kül yayması sonucu alttaki resimde kırmızı ile gösterdiÄŸim bölgede insan nesli hemen hemen tükenmiÅŸtir. Geriye kalan az sayıda insanın yeniden çoÄŸalıp bölgeye yayılması binlerce yıl sürmüÅŸtür.Haritada sarı renkte gösterdiÄŸim bölgede yeniden yaÅŸamın geliÅŸmesi için binlerce yıl gerekmiÅŸtirO patlama 1000 kilometreküp kül ve taÅŸ parçasının atmosfere yayılmasına yol açmış, GüneÅŸ ışınlarının bloke olması sonucu Dünya buzul çağına dönmüÅŸtü. Süper volkan 50 ya da 1000 yıl içinde patlayabilir. Patladığı zaman da Dünya buzul çağına döner."Sonuç olarak dünya iklimi ile ilgili çok ciddi deÄŸiÅŸiklikler meydana gelebilir.Sıcaklıkların düÅŸmesi gibi.Kitabınızda sayfa 7 de konu ile ilgili bilgile rverilmiÅŸtir.

SORU-3-Fosil yakıt kullanımındaki artış doğal sistemleri nasıl etkilemektedir?

Kömür, petrol, doÄŸalgaz gibi fosil yakıtların çevre kirlenmesindeki etkisi çok fazladır.

Termik santrallerde soÄŸutucu, buhar elde etme ve temizleme gibi amaçlarla kullanılan sular sıcaklık dereceleri yükselmiÅŸ olarak toraÄŸa, yeraltı sularına, akarsulara ve denizlere boÅŸaltılmaktadır. Suyun sıcaklığı yüksek olduÄŸu için sularda yaÅŸayan canlıları olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca akarsular ağır metallerle kirlenmektedir. Linyit kullanılan termik santrallerde kömürün yanmasıyla bol miktarda kül oluÅŸur. Bu küllerin içinde bulunan gazların bir kısmı havada kalarak asit yaÄŸmurlarına sebep olurlar. Yere ulaÅŸan küller ise toprak yüzeyini ve bitkilerin üzerlerini kaplarlar.  Toprak yüzeyine yığılan küller yağışlarla yeraltına sızarak toprağın kalitesini belirleyici özelliklerinde bozulmalar meydana getirirler.Petrol taşınması, iÅŸlenmesi, aranması ve kullanılması sırasında çevreyi kirletmektedir. Petrol yakıt olarak kullanılırken de havayı kirletmektedir.Kaza yapan petrol tankerlerinin denizlerin kirlenmesindeki payı oldukça fazladır. Denize dökülen petrol, denizi doÄŸrudan kirletirken denizlerde yaÅŸayan  canlılarda da hasara sebep olmaktadır.

 

SORU-4-Küresel ısınmaya yol açan karbon gazlarının atmosferdeki artışını azaltmak için neler yapmalıyız?

Endüstri devriminden bu yana fabrikalar, motorlu araçlar ve enerji santrallerini çalıştırmak için ya da ısıtma ve aydınlatma gibi benzer amaçlarla kullanılan kömür, petrol ve doÄŸal gaz gibi fosil yakıtlardan atmosfere yayılan karbon gazları, "sera etkili" gazlar olarak tanımlanıyor.Bu enerji kaynaklarının kullanımının mümkün olduÄŸunca azaltılması,daha doÄŸa dostu enerji kaynaklarının tercih edilmesi,konu ile ilgili dünya çapında çeÅŸitli antlaÅŸmalar yapılarak karbon gazı içeren  yakıtların kullanımı sınırlandırılmaya çalışılıyor.KYOTO tüm dünya ülkelerinin kabul etmesi gereken çevre dostu bir sözleÅŸmedir.Yine konu ile ilgili karbondioksit vergisi gibi projeler gündemde .Hidro ,rüzgar,güneÅŸ enerjisi gibi daha doÄŸal etkileri olan kaynakların tercih edilmesi insanların konu ile ilgili bilgilendirilmesi daha iyi bir tüketim saÄŸlayacaktır.

 

SORU-5-Alp daÄŸları uzantısı kuzey güney yönlü olsaydı bu durum Avrupa ulaşımını nasıl etkilerdi?

Åžuan anki Avrupa ulaşım özellikleri sayfa 12 de açıklanmış.Avrupalıların bu daÄŸları aÅŸmak için neler yaptıkları viyadükler tüneller üzerinde mümkün olduÄŸunca bu daÄŸarlın etkisini aza indirmeye çalışmışlar.Bu daÄŸlar arasındaki küçük oluklar önemli geçiÅŸ yerleri olmuÅŸ.Uzantısı Kuzey güney ÅŸeklinde olsaydı  ulaşım ağı  özellikle bu geçiÅŸ noktaları doÄŸu batı doÄŸrultusunda yapılmak zorunda kalıcak kuzey güney yönünde daÄŸlar arasında kalan oluklardan vadilerden ulaşım saÄŸlanacaktı.

 

SORU-6-Önceki dönemlerde uzun sürede meydana gelen iklim deÄŸiÅŸikliklerinin günümüzde çok daha kıs sürede meydana gelmesinin sebeblerini yazınız?

Eski jeolojik dönemlerde günümüz koÅŸullarında olduÄŸu tarzda doÄŸal dengeye insan etkisi yoktu.Olaylar daha bir doÄŸal süreç içerisinde  gerçekleÅŸiyordu.Ancak günümüzde geliÅŸmiÅŸ teknoloji,kalabalık nüfus,geniÅŸ yerleÅŸme özellikleri ,insanın yaÅŸayışını devam ettirmek için girdiÄŸi ekonomik faaliyetler  doÄŸal sistemleri daha çabuk etkiliyor.

 

SORU-7-Küresel ısınma  bitki ve havyan topluluklarını nasıl etkilemiÅŸtir.

Konu ile ilgili açıklama ve örnekler kitabınızda sayfa 17 de anlatılmıştır.

 

SORU-8-Sellerin doÄŸal sürece etkisini örneklerle açıklayınız.
Bir nehir/dere yatağındaki mevcut su miktarının, havzaya normalden fazla yaÄŸmur yaÄŸması veya havzada mevcut kar örtüsünün erimesinden dolayı hızla artması ve yatak çevresinde yaÅŸayan canlılara, arazilere, mala, mülke zarar vermesi olayına SEL denir.

Seller meydana geliÅŸ ÅŸekli olarak ani ve yıkıcı doÄŸa olaylarıdır.Meydana geldiÄŸi alanda insanların göç etmesine ,sel yatağındaki ekosistem ve biyo çeÅŸitliliklerin yok olmasına sebeb olabilir.O bölgedeki canlıların yaÅŸam koÅŸullarına direk etki yapar.Tarımsal üretim,

yerleÅŸme alanları vb… 

a. Kütle Etkisi : Hızla akan su ile taşınan malzemeler çarptığı her ÅŸeyi, canlı ve cansız çevre ile kültürel çevreyi (insan, bitki, hayvan, yol, köprü, bina, fabrika, araba vb.) tamamen yada kısmen tahrip ederek yada yok ederek büyük can ve mal kaybına neden olabilir.

b. Erozyon Etkisi :Yukarı havzalardan baÅŸlamak üzere, aÅŸağı havzalara kadar, havza boyunca her yerde yeni çatlakların ve oyukların oluÅŸması, yatak yamaçlarında çökmelere neden olduÄŸundan, buralarda yamaç hareketleri hızlanır, büyük miktardaki toprak baÅŸka yerlere taşınır.

c. Su Basması :Tarım ürünleri, taşınabilir ve taşınamayan mallar büyük zarar görür büyük can ve mal kayıpları yaÅŸanabilir (Resim 5.3).

 

SORU-9-Günümüze kadar büyük volkanik patlamaları nerelerde gerçekleÅŸmiÅŸtir?


Önceki bilgilerimizden faydalanırsak dünyada önemli volkanik sahalar daha çok levhaların karşılaÅŸma alanları,okyanus tabanları,kırık hatlar boyunca uzanmaktadır.Bu kuÅŸak içerisine giren en önemli yerler aynı zamanda büyük volkanik patlamalarında görüldüÄŸü sahalardır.Japonya,Endonezya ,güney doÄŸu asya  Büyük Okyanus çevresi veya pasifik ateÅŸ çemberi, * Atlas Okyanusu'nun orta kesimi ve Atlantik sırtı (Burada denizin altında yanardaÄŸlar yoÄŸundur), * Akdeniz ve çevresinde, * bazı kıtaların orta kesimlerinde aktif yanardaÄŸlar bulunmaktadır.Büyük patlama gurubuna giren noktalar ise ABD Yellow Stone ve Toba Dağı Endonezya’dır.

SORU-10-Küresel ısınmaya baÄŸlı okyanus akıntılarında meydana gelebilecek deÄŸiÅŸmeler ve sonuçları nelerdir?

Küresel ısınma sonucu buzulların erimesiyle birlikte sadece seviye yükselmeleri olmayacak sürekli rüzgarlar ve yoÄŸunluk farkının sebeb olduÄŸu okyanus akıntılarının karaların kıyı kesimlerinin ısınmasında,yağış almasında,soÄŸumasında,sıcaklığın ekvatordan kutuplara taşınmasında  büyük önemi vardır .Okyanus sıcaklıkları ve tuzluluk oranı deÄŸiÅŸecek  bu durum okyanus taşıyıcı kuÅŸağını yavaÅŸlatacak buda 10 yıl gibi kıs bir sürede ciddi iklim deÄŸiÅŸikliklerine yol açacaktır.

 

SORU-11-Hollanda deniz seviyesinde meydana gelen deÄŸiÅŸmelere karşı korunmak için ne tür önlemler almıştır?

 
Konu ile ilgili bilgiler sayfa 13 de Hollanda bölümünde mevcuttur..

 

Soru-12-Günümüzde yeeryüzüde ekstrem olayların yaÅŸanmasında hangi faktörler etkili olmuÅŸtur?


İklim (aşırı sıcaklar ve soÄŸuklar,kasırgalar,rüzgarlar,tektonik kökenli(deprem,

volkanizma,tusunami) Hidrolojik olaylar (Kuraklık,aşırı yağışlar seller) olaylar,

 

AŞAĞIDAKİ TEST SORULARINI CEVAPLANDIRINIZ

1- C şıkkı Volkanik olayların artması

2- C şıkkı GüneÅŸ ışınlarının geliÅŸ açısı

3- C şıkkı Aşırı yağışlar

4- B Şıkkı Yeni madenler oluşması

5- A Şıkkı Meksika

6- E Şıkkı Kanada

7- C Şıkkı İngiltere –Fransa

8- C Şıkkı Hollanda

9- B Şıkkı Libya

10 E Şıkkı Åžiddetli yağışların görülmesi

11 B Şıkkı Tusunami

12 C Şıkkı Madencilik Daha dar alanlı bir etki yapar.

13 C Şıkkı Adriyatik Kıyıları Okyanusa kapalı iç deniz.

 

AÅžAÄžIDAKİ CÜMLELERDE BOÅž BIRAKILAN YERLEREİ UYGUN İFADELERLE TAMAMLAYINIZ

1-Tusunami   

2-Tropikal fırtınalar(kasırga,tayfun,hortum)

3-Karbondioksit,Metan,ve Diazotmonoksit  gazları

4-Azalmalar

5-Dünyada görülen küresel ısınma sonucu meydana gelen iklim deÄŸiÅŸmeleridir.

6-Kıyı bölgelerde

7-Yağışların azalması,kuraklık 

8-Kuraklık

<- :: Sonraki Sayfa ->

Güncel | kurumsalseo.com R10 lida fx15 pohudey zayıflama |
Sayac Kodu